30 Ekim 2019, 13:45 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

Kim Kime Muhtaç?

Kim Kime Muhtaç?

MUSTAFA YÜCEL

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş
Bu köşe yazısı 1744 kez okunmuştur

Demokrasinin tanımı ‘halkın kendi kendini yönetmesi’ ise, temsili demokrasi; ‘halkın kendi seçtiği temsilcilerine yönetme yetkisini devretmesidir.’


Bu demektir ki; burada güç sahibi halktır ve halk tarafından yönetme yetkisi verilen kişi ve gruplar (örneğin siyasiler) kendisini yetkilendiren kesime muhtaçtır. Onların istek ve beklentilerine cevap verecek şekilde görev yapma zorunlulukları vardır.

Her ne kadar günümüzdeki seçimlerde halkı temsil edecek milletvekili adayları merkez yoklamasıyla seçilse ve seçilenler kendilerine daha çok liderlerine bağımlı görselerde, belirlemenin şekli kim ve nasıl olursa olsun, sonunda halkın (seçmenin) oyuna ihtiyaç vardır ve öyleyse aslolan halktır.

Gerek partilerin teşkilat yapılanmasında, gerekse seçimlerde tabandan tavana doğru bir yetkilendirme ve bunun doğal sonucu olarak yetkiyi veren söz ve karar sahibi olsa da, yetkinin verilmesinden sonra maalesef tam tersi bir uygulamaya tanık olmakta, gücü yetkiyi veren değil, alan güç ve karar sahibi olmaktadır.

Böyle olunca da yetkiler, yetkiyi verenin değil, eş dost ve yakınların menfaatlerinin devamı, çıkarların sürdürülmesi, yolsuzluk ve usulüzlüklerin örtbas edilmesi için kullanılmaktadır.

Mevcut Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle de yetkiyi verenin de, yetkilendirilen TBMM’nin de fazla etkinliği kalmamıştır.

Oysa tarihten verilecek bir örnek, meclisin gücünü çarpıcı biçimde göstermektedir.

1950-1960 yıllarında Başbakan olan Adnan Menderes tarafından söylendiği çeşitli kaynaklarca doğrulanan bir sözü vardır:

“Siz isterseniz hilafeti bile getirirsiniz.”
Bu sözün sarfedilmesine neden olan olayların gelişimi şöyledir:

1955 yılında Demokrat Parti grup toplantısında, dönemin Ticaret Bakanı Sıtkı Yırcalı için gensoru verilir. Bunun üzerine Sıtkı Yırcalı istifa etmek zorunda kalır.

Aynı grup toplantısında bu kez eleştirilerin hedefi olan Maliye Bakanı Hasan Polatkan istifa etmek zorunda kalmıştır.

Ancak grup toplantısına katılanların tepkileri bir türlü önlenememektedir ve “Zorlu.. Zorlu..” sözleri arasında Fatin Zorlu da istifa etmiştir.

Bu durumda ne yapacağını, nasıl bir yol izleyeceğini bilemeyen ve sırasın kendisine gelebileceğini düşünen Adnan Menderes’e; “Siz lidersiniz, bakanlar istifa etsin, siz kişisel olarak güvenoyu isteyin” önerisi gelince bu doğrultuda hareket etmiş ve grup toplantısına katılanlara, bakanların istifasını bildirdikten sonra “kaderimi sizin reylerinize teslim ediyorum” diyerek gavenoyu isteyip, almıştır.

İşte, milletvekillerine “Siz isterseniz hilafeti bile getirirsiniz” sözünü orada söylemiştir.

(Adnan Menderes ve DP grup toplantısıyla ilgili bilgiler Ali Sirmen’in 25 Ekim 2019 tarihli Cumhuriyet  Gazetesindeki yazısından özetlenmiştir.)

Günümüz siyaset yapılanmasında böylesi örnekleri görmek mümkün değildir.

Şeklen sandıklar kurulsa, teşkilatları, milletvekillerini halk seçiyor gibi görünse de gerçek hiçte öyle değildir.

‘Tek Adam Rejimi’ olarak tanımlanan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde bir kişinin bakan olması ya da bakanlıktan uzaklaştırılması beyfendinin ağzından çıkacak bir söze bağlıdır.

Bir kişinin milletvekili olması ya da taban istese dahi olamaması O’nu aday gösterecek iradenin isteğine bağlıdır.

Bir il teşkilatının varlığı genel merkeze, bir ilçe teşkilatının varlığı il başkanlığına bağlıdır.

Halbuki İlçeyi seçen; ilçedeki halk, ili seçen; ilçe yönetimindeki görevliler, genel merkezleri şekillendirenler ile il teşkilatlarıdır.

Bu demektir ki; vatandaşın ilçe başkanının yöneticilerin karşısında el pençe divan durması, boynunun eğik olması, bir ilçe başkanın ve yönecilerin il başkanı, milletvekili karşısında eziklik hissetmesi, onların buyruklarını emir telakki edip, onlara karşı sürekli minnet duygusu içinde olmaları, kendi haklarının, kendi güçlerinin farkında olmamalarının göstergesidir.

Gerçek demokrasiye ulaşmanın yolu; yetkiyi verenin, yetkiyi verdiği kişi ve yönetim karşısında varlığını kabul ettirmesi, aksine davrananlara karşı ise onları safdışı etme iradesini göstermekle mümkündür.

Unutulmaması gereken; seçilen her zaman seçene muhtaçtır.


     31 Ekim 2019


YORUM YAZ

BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
 ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

ilancomtr

Emekçioğlu

Ş.K.YEM

Tekin İnşaat

Yıldırım İnşaat

Hazır beton

Muammer'in Yeri




İzinsiz kopyalanamaz.

Adres : Çengel Gazetecilik - Matbacılık Ofset Tesisleri - Ekici Mah Ali Babacan Cad. Koçaş Pasajı No:16-20
Tel :0.312 687 1544
Faks : 0.312 687 1544
Bu site 0.078 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]
Dekorasyon Tavsiyeleri