15 Nisan 2020, 13:35 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

İnsanlığın zor sınavı

İnsanlığın zor sınavı

MUSTAFA YÜCEL

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş
Bu köşe yazısı 1077 kez okunmuştur

Günümüzde insanlığın aklının, gücünün, imkanlarının yaptıklarını, yapabildiklerini kavrayabilmek hiçte kolay değil.


İnsanoğlunun ulaştığı bilgi, beceri, bilim ve teknoloji sayesinde yapamayacağı, başaramıyacağı hiçbir şey yok gibi.

Gökyüzüne merdiven dayar gibi yüzlerce kat binayı dikebiliyor, sesten katbekat daha hızlı uçaklarla dünyayı bir uçtan değerine gün içinde dolaşabiliyor.

Oturduğu yerden düğmeye basıp fırlattığı bir füze ile binlerce kilometre uzaktaki bir hedefi yok edebiliyor, ya da aynı uzaklıktan gelen bir başka füzeyi, bir başkasıyla yarı yolda imha edebiliyor. Masa başından gönderdiği bir kimyasal silahla milyonlarca kişiyi saniyeler içinde öldürebiliyor.

Milyonlarca veriyi küçücük bir ekranın içine sığdırıp, bir dokunuşla sizi istediğiniz yere, olaya götürebiliyor, veya dünyayı sizin ayağınıza getirebiliyor.

Neredeyse bir insanın tüm uzuvlarını yeniliyebiliyor, icat ettiği robotlarla yüzlerce kişinin yapacağı bir işi kısa zaman dilimi içinde ve hiç hata yapmadan tamamlayabiliyor.

Bu ve benzer örnekleri yüzlerce binlerce çoğaltabilir ve dersiniz ki; “bu insanlığın gücüne erişilmez, yapacaklarına, yapabileceklerine engel olunamaz.”

Öyle mi?
Değilmiş.
“Bir musibet, bin nasihatten evladır” atasözünün taşıdığı anlam gibi, öyle bir musibet çıktı ki; insanoğlunun tüm karizmasını yerle bir etti.

Coronavirüs’ten bahsetmek istiyorum:
İn midir, cin midir? Ayı mıdır, kurt mudur?
Öyle bir şey ki; elle tutulmaz, gözle görülmez. Nerelerden gelip gittiği, nerelerde durup hareket ettiği bilinmez.

Asya’dan-Avrupa’ya, Amerika’dan-Afrika’ya dünyanın bir köşesinden diğerine tüm insanlığı öylesine etkisi altına alır ki; ay’da koloniler kurmak isteyenler, mars’a dolmuş seferlerine hazırlananlar, yıldızları keşfetmek için yarışanlar coronavirüs karşısında elleri böğründe, çaresizlik içinde ne yapacaklarını şaşırıp, kalırlar.

Bu öyle bir mikroptur ki; milyonlarca kişiyi hasta edip, onbinlercesini öldürürken sanki insanlarla alay etmekte, sanki onlara bir ders vermek istemektedir.

Sanki insanların bugüne kadarki yaşanmışlığının hesabını sormakta, yiyip-içtiği, gezip-tozduğu, görüp-geçirdiği ne varsa; “hoop! Buraya kadar, bundan sonra sizin istediğiniz gibi değil, benim istediğimiz gibi hareket edeceksiniz” demektedir.

Kıtadan kıtaya, devletten devlete gidip gelmek, gezip tozmak yok!

Havadan, karadan, denizden istediğiniz zaman istediğiniz yere sefer düzenlemek, günü gün etmek yok.

Bulunduğunuz şehirlerden çok zorunlu olmadıkça bir başka şehire gitmek, ya da oralardan birilerinin gelmesini istemek yok.

Kahvehane, pastahane, lokanta, internetkafe, toplu düğün-dernek, eğlence yok.

Çarşıya pazara çıkmak yasak, çıkmak zorunda olanlar ise maske takma zorunluğunu yerine getirmezlerse göz yaşına bakmak yok.

Belli yaşın üzerinde olanlarla, işi olmayanların evden ayrılması, sokağa çıkması yasak.

Camiler kapalı, toplu cuma namazı kılmak yok. (VİP)’ciler hariç!

Avrupa’nın dörtbir yanında hepimizin bir yakını, akrabası, aileden bir parça var. Oralarla ilgili salgın ve buna bağlı ölüm haberlerini duydukça, içinizin cız etmesinden, acabalarla kıvranmaktan başka elinizden gelen bir şey yok.

Yurdun değişik bölgelerinde il ve ilçelerinde binlerce hemşehrimiz anamız babamız, bacımız kardeşimiz, amcamız halamız, yeğenlerimiz var. İçlerinde hasta, durumu ağır olanlar var veya sizler burada aynı durumdasınız. Sizin gitmenizin, onların gelmesinin imkanı yok.

Yaşamını yitirenler için cenaze töreni yapmanıza, taziye çadırı kurmanıza, eş ve dostlarınızın, akraba ve komşularının acılarını paylaşmanıza izin yok.

Yaşlıları ziyaret etmenin, küçükleri sevip koklamanın mahzurları var. Bir hane içinde dahi tokalaşmak, kucaklaşmak, öpüşmek yok.

Ve bu karantina, modern mapusluk döneminin ne zaman biteceğini, coronavirüs belasının yakamızı ne zaman bırakıp, bizi ne zaman azat edeceğini, ülkemizi, çevremizi ne zaman terkedeceğini bilen de yok.

İnsanlık zor bir sınavdan geçiyor.


    16 Mart 2020


YORUM YAZ

BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
 ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

ilancomtr

Emekçioğlu

Ş.K.YEM

Tekin İnşaat

Yıldırım İnşaat

Hazır beton

Muammer'in Yeri




İzinsiz kopyalanamaz.

Adres : Çengel Gazetecilik - Matbacılık Ofset Tesisleri - Ekici Mah Ali Babacan Cad. Koçaş Pasajı No:16-20
Tel :0.312 687 1544
Faks : 0.312 687 1544
Bu site 0.047 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]
Dekorasyon Tavsiyeleri