28 Ağustos 2019, 13:37 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

Neden kaybediyoruz?

Neden kaybediyoruz?

MUSTAFA YÜCEL

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş
Bu köşe yazısı 1113 kez okunmuştur

“Azıcık aşım, ağrımaz başım!” Anlayışından gelen bir toplumuz ki; ufacık şeylerden, birkaç tatlı sözcükden, fındık kabuğunu doldurmayacak hizmetlerden mutlu olur, söyleyene yapana minnet duyarız.


Yağmur yağar, sel gelir, yollar çamur deryasına döner, kavşaklar gölet olur, sular çekiliyor, çamurlar yıkanıp temizleniyor, diye minnet duyarız.

Dere yatakları, çöp konteynırlarının çevreleri, kanalizasyon atıklarının boşaldığı yer, katı atık depolama alanının çevresi sinek, sivrisinek, bilumum haşare ile doludur, sıcak yaz günlerinde pencere açamaz, balkona çıkamaz olursunuz, bu sorunu önleyemeyen, yokedemeyen sorumluların zaman zaman yaptığı ilaçlamayı görünce minnet duyarız.

Refüjlerdeki çiçekler sulanıyor, göstermelik parklar aydınlatılıyor, çöpler alınıyor, cadde ve sokaklar süpürülüyor, bir sokağa elektrik ampulü takılıyor diye sevinçten göbek atar, ilgilenenlere minnet duyarız.

Başkent Doğalgaz şebeke döşenmesi için ana ve ara yollarda kazı yapar, sonrasında oluşan çukurlar çakıl ile kapatılır, bu durum sürücüleri canında bezdirir, bir süre sonra bu çukurlara asfalt yama yapıldı diye minnet duyar, dualar ederiz.

Halbuki bu ve bunun gibi işler, kurum ve kuruluşların, sorumlu makamlarda oturan yöneticilerin ve onlara bağlı ekiplerin asli görevleridir. Varlık nedenleridir. Bunlar yapılsın diye yetki, makam ve imkan verilir.

Oysa temsil makamında oturanların, ellerinde yetki bulunanların yönettikleri kurum ve kuruluşların örneğin; idarenin ve bağlı birimlerin, yerel yönetimlerin, siyasi partilerin ve meslek kuruluşlarının bu ilçe ve bu ilçede yaşayanlar için birlikte ya da ayrı ayrı yapacakları daha önemli işler, hizmetler vardır, olmalıdır.

Bir yerel gazetemizin, E-90 karayolu kenarındaki PTT temsilciliğinin kapatılmasından esinlenerek attığı önceki sayılarından birinin başlığı şöyleydi:

"Kan Kaybetmeye Devam Ediyoruz”

Evet; Şereflikoçhisar yıllardan buyana kan kaybediyor:

70’li yılların başlarında yurt dışındaki işçilerin küçük tasarruflarıyla kurulan Ekstaş, Tuzmak gibi şirketleri yaşatamadığımız, geliştiremediğimiz için kan kaybediyoruz.

1989’da 4 beldeli, 99 köylü bir ilçe iken, beldesiz, 48 çevre mahalleli bir ilçeye döndüğümüz için kan kaybediyoruz.

70 binler civarında olan nüfusumuz, 34 binlere düştüğü için kan kaybediyoruz.

15 binlerde olan öğrenci sayımız, 8-9 binlere düştüğü, köylerdeki okullarımız kapandığı, taşımalı eğitime mahkum olduğumuz için kan kaybediyoruz.

Bir zamanlar Akbank, Emlak Kredi, Yapı Kredi, Ticaret Bankası vardı, sonraları başka bankalar da oldu ve hepsi geri gittiği için kan kaybediyoruz.

Toprak Mahsulleri Ofisimiz ajansa döndüğü, buraya bağlı alım merkezleri kapatıldığı için kan kaybediyoruz.

Orman Şefliğimiz Bala’ya bağlandığı, Pancar Alım Merkezimiz kapatıldığı için kan kaybediyoruz.

Tuzlalarımız özelleştiği, yeni açılan tuz sahaları ise idarenin hatası yüzünden kapatıldığı için kan kaybediyoruz.

İlçemiz esnafının mal ihtiyacını Aksaray, Kırşehir ve Konya’daki toptancılar karşıladığı, ticaretimize dışa bağımlı marketler hakim olduğu için kan kaybediyoruz.

Dayanıklı Tüketim Malları ve Beyaz Eşya Bakım Onarım Servislerinin çoğu Ankara ve Kulu’dan geldiği için kan kaybediyoruz.

İlçemizde yeterli sağlık hizmeti alınamadığı, eğitimde umulan, beklenen başarı sağlanamadığı için gerekli sağlık ve eğitim hizmeti alabilmek amacıyla ilçe dışına gitmek zorunda kalanlar nedeniyle kan kaybediyoruz.

Buradan yükünü tutanlar, tuzu kurular; ‘burada ticaret yapılmaz, siyaset yapılmaz, burada çoluk çocuğun geleceğini kurtarmak mümkün olmaz’ diyenler çözüm olarak buradan kaçmayı göçmeyi tercih ettikleri için kan kaybediyoruz.

Ve ne acıdır ki; idarenin ve bağlı birimlerin, yerel yönetimlerin, siyasi partilerin ve meslek kuruluşlarının; bu ilçe ve bu ilçede yaşayanlar için birlikte ya da ayrı ayrı yapacakları daha önemli işler, hizmetler olmasına karşın; sembolik ziyaretlerde usulden sayılan birlik ve beraberlik mesajı vermekten öteye geçemedikleri, günlük rutin işlerin dışına çıkarak ve ellerini taşın altına koyup, ortak aklı kullanarak toplum yararına üretim ve istihdam amaçlı somut bir proje, proğram hazırlıyamadıkları için kan kaybediyoruz ve böyle giderse kaybetmeye devam edeceğiz.

   29 Ağustos 2019


YORUM YAZ

Teşekkürler. Sorunların çözümü zaten anlatılarda vardır.
Saadettin öztaş
Mustafa Yücel abimiz sende herkes gibi sorundan bahsediyor sun ama bir tane bile çözüm önerin yok maalesef
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
 ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

ilancomtr

Emekçioğlu

Ş.K.YEM

Tekin İnşaat

Yıldırım İnşaat

Hazır beton

Muammer'in Yeri




İzinsiz kopyalanamaz.

Adres : Çengel Gazetecilik - Matbacılık Ofset Tesisleri - Ekici Mah Ali Babacan Cad. Koçaş Pasajı No:16-20
Tel :0.312 687 1544
Faks : 0.312 687 1544
Bu site 0.167 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]
logo tasarım