02 Eylül 2020, 14:03 - Anasayfa // KORİDOR Haberi yazdır

Meteorolojik Afetler

Meteorolojik Afetler

Meteorolojik Afetler...



Giresun’da geçtiğimiz günlerde etkili olan şiddetli yağmur, sel ve heyelanlara yol açtı. Dünyada ve ülkemizde süre gelen bu doğa olayları, insanların yaşamını önemli ölçüde etkilediğinde doğa kaynaklı afet olarak nitelendirilmektedir. Dünya genelindeki doğa kaynaklı afetlerin büyük çoğunluğu, doğrudan veya dolaylı olarak meteorolojik olaylarla ilişkilidir. Orman yangınları, tarımsal zararlıların istilaları, kuraklık, çölleşme, göl ve deniz suyu seviyesi yükselmeleri, çığ ve seller, hava şartları ile çok yakından ilişkili olan doğa kaynaklı afetlerdir.


Ülkemizde özellikle son yıllarda, değişen iklim koşullarının da etkisi ile meteorolojik afetlerin oluşum sayıları, etkili oldukları süre ve şiddetlerinin arttığı, daha önce sık görülmeyen bazı afet türlerinin daha fazla ve etkili olduğu görüyoruz.

Biliyoruz ki su, hava ve toprakla birlikte canlılar için en önemli hayat kaynağı. Ama, meteorolojik afetler kapsamında şiddetli yağışlarda hayat felç oluyor. Büyük can ve mal kayıpları yaşanıyor. Ve yağan onca yağmur, yeraltı kaynaklarını beslemek yerine sel olup akıyor, önüne geleni yıkıp geçiyor.
Neden böyle oluyor? Bilim insanları diyorlar ki: Doğa kaynaklı afetler insanlık tarihi boyunca her zaman olmuştur ve olmaya devam edecektir. İnsanoğlu içinde bulunduğu çağın olanakları ve bilgisi ölçüsünde afetlerle durmadan mücadele ediyor. Dünya nüfusunun hızla artması, nüfusun afetlere riskli alanlarda yoğun bir şekilde toplanması, doğal kaynakların aşırı tüketimi, sanayileşme, çarpık kentleşme, yetersiz altyapı doğa kaynaklı afetlerin olası risklerini artırmaktadır.

Toprak, sünger gibidir ve yağan yağmuru emer. Ancak suya doymuşsa, yağan yağmur akışa geçer, şiddetli yağış anında sel olur. En az su emici zemin ise betonlardır. Toprağı, ağaçlık alanları binalarla, beton yollarla doldurmuşsanız, yağan yağmurun hemen akışa geçmekten ve sele dönüşmekten başka çaresi yoktur.

Geleceğin en önemli sorunlarından birinin “tatlı su” yetersizliği olacağı, hatta dünyanın, petrol savaşlarından sonra su savaşlarına sahne olmasının kaçınılmaz göründüğü herkes tarafından kabul ediliyor.

Kuruyan göller, suyu azalan ırmaklar, verimsizleşen yeraltı su kaynakları… Ve diğer yanda, yakıp-yıkan seller, çılgınlaşan dereler, nehirler… Aşırı yağışların yeraltına emilimini de, bir yerlerde depolamasını da sağlayamıyoruz.

Ülkemizde artık “su yönetimi” konusunda, şimdiye kadar olduğundan çok daha ciddi önlemlerin alınması gerektiği ortada. Bunun yanı sıra, betonlaşmanın önüne geçilmesi ve verimli tarım topraklarının korunması da, tartışılmaz bir gereklilik.

Çevreye duyarlılık ve farkındalık düzeyini yükseltecek çalışmaların yapılması gerekmektedir.

Cinnet

Savaş, kıtlık, salgın hastalıklar ve ölüm…
İnsanlık yeni bir cinnetin eşiğinde.
Her gün biraz daha yitip gidiyor canlar,
Nefes aldığım yeryüzünde.

***

Denizde balık, yürekte aşk,
Her saat bir şeyler bitiyor,
Başımı geriye çevirdiğimde.

***

Tutamıyorum kendimi,
Ağlıyorum gün batımının başlangıcında.

(Benim Adım V)



   3 Eylül 2020



Yönetici tarafından yazılan bu haber, 2098 defa okunmuştur.


YORUM YAZ


BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer KORİDOR Haberleri

Tümü

ilancomtr

Emekçioğlu

Ş.K.YEM

Tekin İnşaat

Yıldırım İnşaat

Hazır beton

Muammer'in Yeri




İzinsiz kopyalanamaz.

Adres : Çengel Gazetecilik - Matbacılık Ofset Tesisleri - Ekici Mah Ali Babacan Cad. Koçaş Pasajı No:16-20
Tel :0.312 687 1544
Faks : 0.312 687 1544
Bu site 0.063 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]
Dekorasyon Tavsiyeleri