11 Aralık 2019, 13:44 - Anasayfa // Hikaye Haberi yazdır

ZEHRA ÖĞRETMEN (II)

ZEHRA ÖĞRETMEN (II)

Kitabın kapaklarını kapattı. Babası toptancılar sitesinden gelmeden önce...



Kitabın kapaklarını kapattı. Babası toptancılar sitesinden gelmeden önce dükkânın zeminini paspaslama işini bitirmeliydi. Çelimsiz bacaklarını torbalayan pantolonunun paçalarını soğuktan uyuşmuş parmak uçlarıyla katlayıp hemen işe koyuldu. Aksi takdirde babası dükkânda kitap okumasına yine çok kızacaktı. Çünkü bir defasında kitaba dalmış ve dükkâna giren hırsızları fark edememişti. Dükkânın içini deterjanlı suyla hızlıca suladıktan sonra uzun saplı yer sileceği ile bir güzel temizledi. Sıra dükkânın önündeki kaldırımı silmeye gelmişti ki bu en sevmediği işti. Çünkü bu işi yaparken tüm sokak onu seyrediyormuş hissine kapılır ve anlamsız bir utanma duygusu yine tüm ruhunu sarardı. Karşı kaldırımda oturan ayakkabı boyacısı çocukları düşündü. Onlardan daha şansız değildi ya.

Zaman zaman onlara çikolata hediye ederdi. Hem de dükkânın en pahalı, Antep fıstıklı çikolatalarından seçerdi. O kadar pahalı ki babası bunlardan haftada sadece bir kez yemesine izin vermişti. O da bu hakkını çikolataları ayakkabı boyacısı arkadaşlarına hediye ederek kullanırdı. Bu iyiliğini eski zamanlardaki haberleşme aracı olan, içerisine mektup konmuş ağzı kapalı boş bir şişeye benzetirdi. Dalgalar onu bir gün mutlaka karaya vuracak ve sahibine ulaştıracaktı.

Ortaokul birinci sınıfı terk edeli tam üç yıl geçmişti. İçindeki tekrar okula başlama ümidinin yavaş yavaş kaybolduğunu hissediyordu. Fakat bu ümidin gerçekleşmesi için dua etmeyi bir gün bile bırakmamıştı. Dükkana gelen mahalle camisinin imamı ona Allah’tan ümidini hiçbir zaman kesmemesi gerektiğini söylemişti. Bu bakkal dükkânında yaşadığı üç yıllık tecrübe ona çok şey katmıştı. Artık yetmiş beş gram küsuratlı tarttığı çekirdeğin fiyatını hesaplamakta zorlanmıyordu. İstediği ürünü bulamayan müşteriye “Abi olsa dükkân senin.” demenin ne anlama geldiğini biliyordu. Bu süre zarfında televizyondaki filmlerden, dizilerden habersizdi. Yıllar sonra arkadaşları “ Bu filmi nasıl hatırlamazsın? Sen o yıllarda yaşamıyor muydun?” diye hayretle soracaklardı. Fakat bunun için hiç üzülmedi. Çünkü ona göre, öğlen arası bir kebapçı dükkânına gidip “Abi ortaya bir karışık tabak alalım.” demenin keyfi hiçbir şeyde yoktu. Bakkal dükkânında cironun çok olduğu günler babasının ona verdiği bir ödüldü bu.

Maddi durumlarının tekrar düzelmeye başladığına yeni bir eve taşındıkları zaman inandı. Yeni evin boş odalarında gezindi. Salon balkonuna geçti ve gördüğü manzara dizlerinin titremesine sebep oldu. Gözlerine inanamıyordu. Bu balkon bir ortaokul bahçesine bakıyordu. “Ben kendi yolumda emin adımlarla yürüdükten sonra korkum ne?”Reşat Nuri Güntekin’in Acımak romanındaki bu cümleler kıyıya vuran deniz kabukları gibi düşünce dünyasını zaman zaman meşgul ediyordu.

Sınıf arkadaşları lise birinci sınıfa başlamış olmalıydı. Fakat eski mahalleden taşınmışlardı artık. Öyle ya. Onu ortaokula başlarken görüp dalga geçecek değillerdi. “Hayat böyleydi. İnsanlar ayrı ayrı yollara dağılırlardı. Kiminin tuttuğu yol, insanı bu Cevdet gibi, muvaffakıyete götürür, kimininkini de benim vardığım şahikaya eriştirirdi. Bu, bir talih, tesadüf meselesiydi. Niçinini, nasılını sormak beyhudeydi.”

Babası yıllar önce verdiği sözü tutmuş ve onu okula yazdırmıştı. Hayatında bu mutluluğu bir daha ne zaman tadar bilmiyordu. Tek bildiği bu mutluluğun tarif edilemez bir duygu olduğuydu.
(Devam Edecek)


   12 Aralık 2019



Yönetici tarafından yazılan bu haber, 14259 defa okunmuştur.


YORUM YAZ


Miraç
Güzel bi hikâye..neden makale dediniz ki sayın Selim.
selim
yazının ortasına gelene kadar nefes nefese kaldım bir makale yazısıda insanı bu kadarda boğmazki ama hiç akıcılığı yok yazının hem yazmayın kardeşim böyle romanımsı kurgu dolu yazıları
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Hikaye Haberleri

Tümü

ilancomtr

Emekçioğlu

Ş.K.YEM

Tekin İnşaat

Yıldırım İnşaat

Hazır beton

Muammer'in Yeri




İzinsiz kopyalanamaz.

Adres : Çengel Gazetecilik - Matbacılık Ofset Tesisleri - Ekici Mah Ali Babacan Cad. Koçaş Pasajı No:16-20
Tel :0.312 687 1544
Faks : 0.312 687 1544
Bu site 0.092 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]
Dekorasyon Tavsiyeleri