11 Nisan 2018, 12:58 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

Kimden, niçin korkuyoruz?

Kimden, niçin korkuyoruz?

MUSTAFA YÜCEL

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş
Bu köşe yazısı 461 kez okunmuştur


Her kişinin farklı korkuları, çekingenlikleri var. Kimi gecenin karanlığından korkar, kiminin yükseklik korkusu vardır. Kimi sinekten böcekten korkar, kiminin en büyük korkusu mikrobiktir.

Kimi yasalardaki, yönetmeliklerdeki cezalardan korkar, kiminin korkusu ise mahallenin kabadayısıdır. Kimi güvenlik görevlilerinden korkarken, kimilerinin korkusu (özellikle kamu görevlilerinin) ise siyasilerin gazabına uğramaktır.

Öğrencinin korkusu öğretmenin vereceği düşük not, öğretmenin korkusu ise sırtı kalın öğrenci velisidir.

Memur, amiri ile ters düşmekten korkarken, amir ise paraşütle geldiği makamdan aynı yöntem ve hızla uzaklaşmaktan korkar. İşportacının korkusu zabıta iken, zabıta ise siyaseten ters düşeceği amirinden, başkanından korkar.

Kurallara uymayan sürücünün korkusu trafik polisi iken, trafik polisi tebdil-i kıyafet dolaşan müfettişten korkar.

Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Her zehirin bir panzehiri olduğu gibi, her korkutanın da bir korktuğu vardır.

Peki İlçemizde kim, kimden korkar ya da kim, kimden korkmaz?

İlçemizdeki muhalif siyasiler, özellikle yerel iktidarlardan korktukları için muhalefetlik görevini tam anlamıyla yapamazken, iktidar gücünü elinde tutan siyasetçiler hiç kimseden korkmaz.

Çoğu vatandaş kamu kurum ve kuruluşlarda olan haklarını aramaktan korkarken, sırtını bir siyasiye dayayan rastgele biri, gariban bir memura karşı aslan kesilir, dayılanmaktan, kıyımla sürgünle tehdit etmekten geri durmaz.

Muhalif sendikaya üye bir kamu görevlisi amirinden müdüründen çekinir ve sendikal haklarını kullanmaktan korkarken, iktidar yanlısı sendikalara üye olanlar istedikleri gibi at koştururlar, çember çevirirler.

İmtiyazsız, sınıfsız bir kitleyiz, sözüne bakmayın. Bazı kişiler öylesine imtiyazlıdır ki; bunların aracı istediği yerde, istediği sürece park eder de, ne trafik, ne de zabıta bunları görmez, daha açığı olası baskılardan çekindiği için görmezden gelir.

Bazı vatandaşlar izin almadan yıkılan bahçe duvarını onaramazken, bazı hatırlılar imara aykırı yapılaşmadan, projeye aykırı bina yapmaktan çekinmez, korkmaz.

Şereflikoçhisar’da korkanlar mı çoğunluktadır yoksa korkmayanlar mı? Şeklindeki bir soruya kim ne cevap verir, bilemem ama İlçemizdeki cesur insanların sayısı hiçte az değildir.

Örneğin; isteyen esnaf kaldırımın yolun istediği kadarki bölümünü kapatabilir. Tırlar yasağa rağmen şehir merkezinde istedikleri yere park yapabilirler. İnşaat sahipleri yolun tamamına yakınını inşaat malzemesiyle kapatır, hafriyat atıklarını günlerce haftalarca kaldırmayabilir. Sokakları, caddeleri kazan ve işi bittikten sonra kapatma zorunluluğu duymayan cesur insanlarımız vardır.

Yasak olsa da düğünlerimizde çalgı sesleri gecenin bir yarısına kadar devam eder, isteyen düğün sahibi iki ağaç ya da iki araç ile sokağı, caddeyi iki baştan kapatabilir, isteyen tabanca ile, pompalı tüfekle düğünü şereflendirir (!), isteyen ehil olmayan kişilere havai fişek attırabilir.

Meraları sürüp, ekili alana çevirmek, anız yakıp, doğanın dengesini bozmak bizim insanlarımızdaki var olan cesaretin, korkusuzluğun birer göstergesidir.

Bir de hiç korkulmayacak yerde gereksiz yere korkan, panikleyen ya da kendini gizleme gereği duyanlar var.

Örneğin; gazetede yayınlanan vefat listesinin altına rahmet ve baş sağlığı dileğini yazan biri isim yerine rumuz kullanır.

Emekliye ayrılan birine; ‘sağlıklı bir emeklilik dönemi’ dileyen biri ismini yazmaktan çekinir.

Bir okulun ya da bir öğrenci gurubunun başarısını kutlamak isteyen velisi, öğretmeni ya da bir başkası ismini yazmayıp, rumuz kullanır.

Oysa sağlıklı, başarılı ve gelecekten umutvar bir toplum olabilmemiz için yerli yersiz korkularımızı yenmemiz, görüş ve düşüncelerimizi, varsa şikayet ve önerilerimizi korkusuzca dile getirmemiz gerekiyor.

Yoksa; korkunun ecele faydası olmadığı sözünü unuttuk mu?


   12 Nisan 2018


YORUM YAZ

BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
 ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

ilancomtr

Emekçioğlu

Ş.K.YEM

Tekin İnşaat

Yıldırım İnşaat

Hazır beton

Muammer'in Yeri




İzinsiz kopyalanamaz.

Adres : Çengel Gazetecilik - Matbacılık Ofset Tesisleri - Ekici Mah Ali Babacan Cad. Koçaş Pasajı No:16-20
Tel :0.312 687 1544
Faks : 0.312 687 1544
Bu site 0.078 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]
fidan istanbul ankara nakliyat otomatik garaj kapısı evden eve nakliyat replika saat