01 Ocak 2020, 14:25 - Anasayfa // Tefekkür Haberi yazdır

İstanbul Sözleşmesi-2

İstanbul Sözleşmesi-2

İnsanların, kadın erkek olarak bir birini tamamlayan fıtrî iki varlık...



    İnsanların, kadın erkek olarak bir birini tamamlayan fıtrî iki varlık olmasının ötesinde hem cinsiyetin korunması ve hem de iki cinsin meşru beraberliğinin sürdürülmesi, gerçekten zor olduğu bir dönemden geçiyoruz.


    Biyolojik farklılık, birbirinin hakkına tahakkümü gerektirmez, gerektirmemelidir. Yardımlaşarak hayatı ahenk içerisinde sürdürmek, asayişle huzuru yakalamak var iken fıtratın hilafına çözüm üretmek, raydan çıkmaya sebep olur.

    Cinsiyet kavramını, fıtrî istikametinden çıkarıp, kamusal alana taşıyarak oluşturulan alanda yeni tabir ve kavramlarla yeni bir dünya kurup, mefhumlar üzerine bina edilen bu mevhum dünya, insana huzuru getiremedi ve getiremeyecek de. Geçmiş, bunun sayısız kötü örnekleri ile dolu, şimdiki hâlin yaşanıyor olması, bundan ders alınamadığının resmidir.

    İstanbul Sözleşmesi’nde Madde 4/3’de zikredilen vasıflardan; cinsiyet, toplumsal cinsiyet, ırk, renk, dil, ulusal veya sosyal köken, bir ulusal azınlıkla bağlantılı olma, doğum, engellilik, sağlık durumu gibi vasıflar, insanın tercihinin üzerinde olanlardır. Tercih ya da iradesi dâhilinde olan din, siyasi veya başka tür görüş, mülk, medeni hal, göçmen veya mülteci statüsü veya başka bir statü gibi herhangi bir temele dayalı olarak ayrımcılık yapılmaması istenen vasıflar arasında ne yazık ki toplumsal cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim de âdeta sokulurcasına sıralanır.

    Cinsel yönelim, kadının erkeğe, erkeğin kadına yönelik cinsel yönelim duyması, yaratılışta olan bir gerçektir. Kendi cinsine yönelim duyulması ya da istemesi ise sağlıklı ve sağduyulu insanın ve toplumun kabul etmeyeceği bir durumdur. Bu vaziyet, bizim yapımıza zıttır. Fert ve cemiyette zuhur eden hata, kabul edilmese de bir gerçektir. Ancak bu gerçeklik, ona imkân ve fırsat vermeyi gerekli kılmaz.

    İstikametinden sapan her cinsel yönelim, fuhuş kapsamına girer ve fuhuş ise toplumun yapısını sarsarak yıkan bir dinamittir. Dolayısıyla fuhşa, hangi unvanlar verilirse verilsin, nasıl bilimsel tabir ve terimler getirilirse getirilsin nihayetinde bir sapmadır, meşruiyet sağlanmamalıdır.

    İstanbul Sözleşmesi’nde sık sık tekrarlanan “Toplumsal cinsiyet” Batı dünyasında orijinal adı “social gender,” olan bu terim, içimize girmekle rahat durmadı. Bu iki kelimeye sığınarak toplumda bir kısım sapık davranış sahiplerinin, kendilerini toplumun bir parçası olarak kabul ettirerek, cinsiyet tercihlerini de kabul ettirme gayretinden öte bir şey değildir.

    Doğrusu, “İnandığınız gibi yaşamıyorsanız; yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız.”, denilen şey herhâlde bu olsa gerek.

    Cinsiyet kavramının yaratılış ile alâkasının kesilmesi istikametinde öncelikle kamusal alana taşıyarak, orada biyolojik yönü, ‘cinsel yönelim’ etiketli oluşturulan terimlerle sıradanlaştırıldı.  Sonra bu nevi tercihleri kişilerin arzularına tabi kılarak meşruiyet kazandırıldı. Nihayetinde özgürlük alanına giren bir ‘yaşam tarzı’ yaftasıyla kamuoyuna sunuldu. İşte bunlar olsa olsa sınır tanımaz arzuların, tatmin olmaz nefsin ve şehvetin değişik desise ve hilelerinin üzerine giydirilen ilmî unvanlarla, masum pek çok maddelerin yanında sözleşmeye sokulup onaylatılan hatalardır.

    Toplumsal cinsiyetin kapsama alanı diye girilen alanlarda kurulan tuzaklarda rol alan ve bu oyunu severek ilgiyle seyreden kimler?

    Kavram kargaşası ile insanımızın kafaları karıştırıldı. Kurt, bulanık havayı sever. İthal ve yerli filmlerde, dizilerde, yarışmalarda, festivallerde ve çeşitli eğlence programlarında giydirilen melez kimlikle rol model verilen cinsiyeti belli oyuncular, oluşturulan kargaşayı hızlandırdı. Araştırıcı olmayan, aksine taklitçi olan insanlar özendirildi ki ne yazık ki bunlar çoğunluğu teşkil ediyor. Ve cemiyetin içerisine kurt girmiş oldu.

    Devam edeceğiz.

   2 Ocak 2020



Yönetici tarafından yazılan bu haber, 434 defa okunmuştur.


YORUM YAZ


BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Tefekkür Haberleri

Tümü

ilancomtr

Emekçioğlu

Ş.K.YEM

Tekin İnşaat

Yıldırım İnşaat

Hazır beton

Muammer'in Yeri




İzinsiz kopyalanamaz.

Adres : Çengel Gazetecilik - Matbacılık Ofset Tesisleri - Ekici Mah Ali Babacan Cad. Koçaş Pasajı No:16-20
Tel :0.312 687 1544
Faks : 0.312 687 1544
Bu site 0.125 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]
logo tasarım