09 Ekim 2019, 13:55 - Anasayfa // KORİDOR Haberi yazdır

Yüksek Hızlı Hayat

Yüksek Hızlı Hayat

Yüksek Hızlı Hayat...


Hız çağındayız; hızla âşık oluyor, aynı hızla ayrılıyor, hızla yemek yiyor, hızla hareket ediyoruz. Nedense? Biz hızlandıkça farkındalığımız yitiyor, hayatlarımız derinliğini kaybediyor. Günler mi kısaldı, zaman mı daraldı  bilemiyorum!


Önüne arkasına bakmadan, soruşturmadan hızla kopyalayıp paylaşıyoruz her şeyi! Ya anlamadan boyun eğiyor ya da dinlemeden karşı çıkıyoruz! Bakıyor, görmüyor; kulak kabartıyor, duymuyoruz! Küçücük ekranlara hapsolduk, gerçekten uzaklaştık... Sığlaşan her şey gibi hayatın da tadı kaçıyor; doyumsuz, tatminsiz, huzursuz, mutsuz bir hayatın içerisinde çırpınıp duruyoruz çaresiz...

Kalabalıklar içerisinde yalnızız artık. Uzun sohbetler yerine bir iki kelimeyle yetiniyoruz nedense! İçini boşalttık, anlamını tükettik kelimeleri. Hayatımızdan renkleri çıkarmışız; ya siyah var ya beyaz, grinin tonlarına bile yer yok. Sanal arkadaşlığı, dostluğa tercih ettik; sosyal medyada çoğaldıkça, yitirdik gerçek dostlarımızı…

Yaşam Sanatı
Zygmunt Bauman’ın “Yaşam Sanatı” adlı kitabında, okuru kendi gerçekliğiyle yüzleşmeye davet ediyor. Yaşam sanatının inceliklerini ustalıkla gözler önüne seriyor.

Bireyselleşmenin sonuna kadar hüküm sürdüğü ama büsbütün kendi tercihlerimize de dayanmayan bir toplumda, bilsek de bilmesek de, istesek de istemesek de, hoşlansak da hoşlanmasak da, hepimiz kendi hayatlarımızın sanatçılarıyız. Her ne kadar kimi araçlardan yoksun olsak da, böylesi bir toplumda, doğru ya da yanlış, kendi yeteneklerimizi ve kaynaklarımızı kullanmak için hayatımızı bir amaca vakfetmek isteriz.

Z. Bauman, bu kitabında, bireyin kendi özgücüne dayanarak hayatını sürdürme çabasını “yaşam sanatı” olarak adlandırır. “Akışkan modern toplumlarda” yaşamak zorunda olan bireyin, yaşam sanatı performansının, ne anlama geldiği tartışmalı da olsa, “mutluluk”la, “mutlu olmak” isteğiyle doğrudan bağlantısı var. Kişi bu dünyada mutlu olmak istemektedir, ama toplum halinde yaşamak da sorumluluk gerektirmektedir, kişi yalnızca kendisini değil, hemcinslerini de gözetmek zorundadır fakat “tüketim toplumu” mekanizmaları içine çekilmiş modern insan, mutluluk arayışında toplumsal gerçekliği bir kenara bırakıp kendini merkeze alarak hareket etmektedir.

Sorun da buradadır: Mutluluk arayışında tek başına olduğunu düşünmesinden ve buna inanmasından ötürü çoğunlukla mutsuzlukla cebelleşmek zorundadır modern insan. Amaç ve araçların birbirine karıştırıldığı, gelgeç zevklerin başköşeye oturtulduğu tüketim toplumu insanını mercek altına alan Bauman, bu parlak çalışmasında, insanın kendini gerçekleştirme serüveninin aydınlık olduğu kadar karanlık noktalarına da bakıyor.

Haksız da değil, günümüzde dünyasında insanın mutlu olmasını sağlayacak şeylerin yaklaşık yarısının hiçbir fiyatı yok. İşte bu yüzden, tüketim toplumunun sunduğu ve tüketilmesi için yönlendirdiği bireyin, gelgeç zevklere kapılarak mutlu olacağını sanması, büyük bir yanılgıdan başka bir anlam ifade etmiyor.

Moda olanı giyerek, ya da popüler mekânlara takılarak derin bir mutluluk duygusuna sahip olamıyor insan. Mutluluk çalışıp didinerek, ya da bencilleşerek tek başımıza elde edeceğimiz bir duygu da değil...

Hep birlikte; sorgusuz, sualsiz nereye böyle?



    10 Ekim 2019



Yönetici tarafından yazılan bu haber, 629 defa okunmuştur.


YORUM YAZ


BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer KORİDOR Haberleri

Tümü

ilancomtr

Emekçioğlu

Ş.K.YEM

Tekin İnşaat

Yıldırım İnşaat

Hazır beton

Muammer'in Yeri




İzinsiz kopyalanamaz.

Adres : Çengel Gazetecilik - Matbacılık Ofset Tesisleri - Ekici Mah Ali Babacan Cad. Koçaş Pasajı No:16-20
Tel :0.312 687 1544
Faks : 0.312 687 1544
Bu site 0.105 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]
logo tasarim