27 Mart 2019, 15:11 - Anasayfa // GÜNCEL HABERLER Haberi yazdır

Ercan Alıcıoğlu açıklamalarda bulundu

Ercan Alıcıoğlu açıklamalarda bulundu

Ercan Alıcıoğlu açıklamalarda bulundu...








Ercan Alıcıoğlu kazanması halinde yapacaklarını yerel basına açıkladı.

Millet İttifakı Belediye Başkan Adayı Ercan Ertürk Alıcıoğlu, Cumhur İttifakı Adayı Memiş Çelik’e yaptığı; “Şereflikoçhisar’ı konuşalım, tartışalım” şeklindeki çağrısına olumsuz yanıt alınca yerel basınla bir araya geldi ve soruları cevaplandırdı.

Alıcıoğlu Basın Toplantısına başlarken yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Şereflikoçhisar’da yapacağımız 31 Mart Mahalli Seçimleri nedeniyle basınla soru cevap şeklinde, hem geleceğe yönelik bir projeksiyon çizmek ve Koçhisar’ımızla ilgili mevcut ve biriken sorunlarımızı değerlendirmek, bununla ilgili Kamuoyunu bilgilendirmek ve basınımızla ilgili bunları paylaşmak maksadıyla burada bulunuyoruz.
31 Mart’ta yapacağımız mahalli seçimlerin Ülkemize, Milletimize, Beldemize ve bütün mahallelerimize hayırlar getirmesini diliyoruz. Bu yarışı, bu siyasi rekabeti  bugüne kadar seviyeli bir şekilde olumsuzluk yaşamadan hem adaylık tespitinde hem de Belediye Meclis Üyelerimizin yapılandırılmasında olumlu bir şekilde tamamlamış bulunuyoruz. Önümüzdeki günlerde bu yarışın son virajını dönüleceği Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Mansur Yavaş ile beraber Genel Başkan Yardımcımız Koray Aydın ve CHP’yi temsilen büyük ihtimal ismi netleşmeden Haluk Koç veya Levent Gök Bey’in katılacağı bir mitingle noktalayacağız.

Mustafa Yücel; “Bu toplantıyla ilgili basına yaptığınız davette, AK Parti ya da Cumhur İttifakı Belediye Başkan Adayına çağrı yaptınız. Biz kendisiyle de görüştük, katılmayacağını ifade etti. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu çağrıyı yaparken diğer Belediye Başkan Adaylarını neden davet etmediniz?”

Ercan Alıcıoğlu; “15 yıl önce içimde uhde kalan ve hala devam eden bir konuyu ifade edeyim. 15 yıl önce MHP Adayı olarak o dönem 3 adayın yarışta olduğu bir seçimdi. Aynı daveti o dönemde yapmıştım. Ama maalesef Ülkemizde AK Parti İktidarlarıyla gelişen, karşılıklı münazara, değerlendirme ve açık oturumlara hiçbir şekilde icabet etmediklerini gördüm. Bu sadece bize mahsup bir hadise de değil. Üzüntüyle seyrediyoruz. Millet olarak. Büyükşehir’i yönetmeye talip bir abimizin, kardeşimizin, Mansur Bey’le bir açık oturum düşünür müsünüz? Sorusuna ben Reis’e bir sorayım, izin verirse” demesinden üzüntü duydum.

Burda da aynı düşüncenin ve aynı zihniyetin olduğunu görüyorum. 21.yüzyılda  medeni insanlar gibi basının soracağı her soruyu ayrı ayrı veya müştereken cevaplamayı çok arzu ederdim. Çünkü, ben yaşım itibariyle yaklaşık 50 yılını hem siyasal hem sosyal hem ticari olarak yaşamış ve içinde bulunmuş biriyim. Kısa dönemdeki siyasi gelişmeler ya da ilçemizin yaşadığı sorunlar değil, bu ilçede geçmişte; 2 sinemanın, 3 şehir kulübünün ve sosyal hayatın canlı olduğu, 99 köy, 4 Kasabasının olduğu, 100 binlere yaklaşan nüfusunun olduğu dönemleri yaşamış olarak bugün geldiğimiz noktayı hem siyasal açıdan hem sosyal açıdan üzüntü ve kaygı verici olarak görüyorum. Bende bir liste var. Biz 1970’lerde hangi noktadayız, bugün geldiğimiz noktada nüfus açısından bunları karşılaştırıp sosyal hayatımızla değerlendirdiğimizde, biraraya gelip, ortak akıl yürütememenin, bir meseleyle ilgili toplum ve kamuoyunu bilgilendirme noktasında bundan uzak durulduğunu üzülerek izliyorum.
Davetin diğer adaylara yapılmama nedeni; Hiçbiri Koçhisar’ı tanımıyor, bilmiyor ve siyasi yarışta olduklarını da görmüyorum. Kişilerin şahsıyla ilgili hiçbir problemim asla olmaz, öyle nezaketsizliği yapacak bir kişi değilim. Çoğunu şahsen de tanımıyorum. Ancak bu yarışın, Cumhur İttifakı Adayı ile aramızda geçeceği görünmektedir. Onun için bu daveti yaptım. Keşke burda olsa birlikte basınımızın soracağı tüm soruları, özel hayat dahil, geçmişimiz dahil, hayatımız boyunca çok farklı siyasi partilerde olsa dahi soruları, açık yüreklilikle cevaplamayı çok arzu ederdim” şeklinde konuştu.

Mustafa Yücel; “31 Mart geldi geçti, seçildiniz. Önünüzdeki temel 3-5-7 neyse ilk günden itibaren hayata geçireceğiniz, dillendireceğiniz, kamuoyuyla paylaşacağınız projeler nelerdir?”

Ercan Alıcıoğlu; “Önümüzdeki nüfus kaydı ile ilgili bir istatistik var. Bu nüfus kaybına bağlı olarak Koçhisar’ın ticari hayatının bugün içinde olduğu şartlar. Nüfus kaybının neticelerini hep beraber yaşıyoruz. O zaman soracağımız soru şu olacak; Bu nüfus kaybındaki temel etkenler neler? Biz neden bu kadar nüfus kaybettik? Ve nüfus kaybının ticari hayatımıza etkileri?
Şu tespitimi açıkça ifade edeyim; Özelleştirme süreciyle başlayan Koçhisar’daki ekonomik çöküş, nüfus kaybını da beraberinde getirdi. Yani tuzlaların özelleştirilmesi ve ondan sonraki hızlı çöküşümüz, ticari hayatımızın daralmasını ve bunun sonucu olarakta ekonomik kaybın sosyal yaşantıyı direkt etkilediğini gördük. Çevremizdeki İl ve İlçelere göre ilçemizin, çok daha alternatifli, çok daha ekonomik interlantının geniş olmasına rağmen bundan istifade edememeyi, çözemedik. Bu bir siyasi sorundur. Siyasetin çözmesi gereken bir sorundur. En basit örneğini vereyim;
“İlçemizden bir duble yol geçtiTuzlalarımız özelleştirildiği gün Şereflikoçhisar’da yıkama çarkı dönen yani tuzu işletme sayısı 38 idi. Bunların en basit olanı 5 ile 30-40 arası personel çalıştıran iş yerleri idi. Şuanda sayımız 9. Bu önemli bir sayı. Yani bu düşüşün nedenleri; Bu insanların burada ticari hayatları çok iyi idi de, Koçhisar’ı terk mi ettiler? Hayır.
Özelleştirme politikası ve alan firmaların uyguladığı ticaret anlayışı ve yöntemi, bu kaybımızı ortaya çıkaran en önemli sebeplerinden biriydi. Tabi bunun yanında köydeki hayatın zorlaştırılması. Büyükşehir yasasıyla beraber gezdiğim yerlerde şuna şahit oldum. Çok da ilgicime gitti. Sorduğum soru; İçme suyu saatiniz var mı? Kaç lira ödüyorsunuz?
Aynı bizim Koçhisar’da bir hanenin ödediği kadar 100-120 lira, belki daha fazlası çıkan rakamlarda su bedeli, atık su bedeli ve çevre vergisi ödeniyor. Yani köy hayatının daralmasıyla köyden göçenler Koçhisar’a göçmedi. Orayı terk edenler direkt Ankara’ya gittiler. Yani nüfus eksilmesinin en iyi göstergesi. Eğer köyden Koçhisar’a gelmiş olsalardı, köy nüfusu azalır, İlçe nüfusunda artma olurdu, merkez nüfusumuzda ona paralel olarak eksilmiş. Sadece bunlar mı? Hayır.
Devletin tarım politikası ve hayvancılıkta uyguladığı ithalata dayadığı üreticiyi Koçhisar’ı terk etmeye zorladı.
Yani; Özelleştirme sürecinde tuz sektörüyle ilgilenen insanlar ve arkadaşlarımız, bunun mücadelesini verirken  çarşıda beyaz eşyacı, mobilyacı, tuhafiyeci, sebzeci, meyveci beni ne ilgilendiriyor? Koçhisar’ın tuzlası özelleşmiş benle ne alakası var? Gibi düşündüler. Ancak özelleşmenin ve ekonominin küçülmesiyle beraber kasalarından paralarını azaldığını, yani devletin bünyesindeyken çalışan 300’den fazla personelin o harcamayı bu ilçede yaptığını ve kasasındaki paranın oradaki hareketlilikten o ticaretten geldiğini anladıklarında iş işten geçmişti.
Büyükşehir Yasasıyla beraber bizimle ilgili bir çok alanın çözüm merci artık Büyükşehirler oldu. Yani Büyükşehir Yasasıyla beraber bizim seçimlerimizin dün bize söylenenler gibi hükümetle, iktidarla beraber olmamız lazımın yerini Büyükşehirle beraber paralel olmamız lazım. Biz onun için diyoruz ki; Bugün bilbordlarda üçlü olalım, güçlü olalım ifadesini okuyoruz. Peki biz 15 yıldır güçlü değilmiydik? 15 yıl, 3 dönem güçlü değil miydik? İktidar, Ankara yönetimi ve Koçhisar farklı düşüncelerdenmiydi? Hayır. Bu bilbordlar hala bugün, “Üçlü olalım güçlü olalım” diye karşımızda. Ya da elimize koyduk kalbimizin üstüne, “Gönül Belediyeciliği” yapalım. 3 arkadaşım Ramazan Bey, Hakverdi Bey ve Ferda Bey, gönülsüz Belediyecilik mi yaptılar? Yeni çıkan gönül Belediyeciliğin anlamı ne? Bu sorunlar ortada.

Bunları biz şöyle değerlendirdik. Mansur Bey, ra Büyükşehir Belediye Başkan Adayı, biz de Millet İttifakı’nın İYİ Parti Koçhisar Adayı olarak bir ay önce bu meselelerle ilgili hem değerlendirme yapıp hem de çözümlerle ilgili Büyükşehir’in uhdesinde olan konuları, beraber değerlendirme imkanımız oldu. Biz tabi kanun metnini tam bilmediğimiz için nereye müdahale edemeyizki!.Tarımda da, hayvancılıkta da müdahaleciyiz, OSB’de de, madencilikte de müdahaleciyiz. O zaman soruyorum; “Hayvancılık meselesinde ben Şereflikoçhisarlı olarak ne söylemeliyim? Çözümümüz ne olmalı? Bireysel hayvancılığın yapıldığı bir İlçeyiz. Bizim çözümümüz, Organize hayvancılık şeklinde olmalı. Yani biz uzun vadede ödeyecekleri şekilde, besi organize bölgesini oluşturacağız küçükbaş ve büyükbaş hayvancılığı geliştirecek. Ve o ürünleri işleyecek. Organize Sanayi Bölgesi’nin içine de süt işlemeciliğini yani orda olan üreticinin ürününü işleyecek üniteleri de birlikte organize edeceğiz ve kuracağız. Ek işleme üniteleri olacak. Yalnız kesim değil. 

*İlçemize bir baraj yapıldı sulamayla ilgili ve içme suyuyla ilgili. Ve şuanda ovamızda 13 bin dekara yakın alanı hiç enerji kullanmadan vanayı açıyoruz suluyoruz. Barajımızın yapılmasının 7.yılındayız. Yani o su verildi. Peki soruyorum; 200 m2, 400 m2 bir seramız var mı? Yani bu işten seracılık noktasında kendini geliştiren bir çiftçimiz oldu mu? Peki olmaması için bir sebebimiz var mı? Yani yer altı sulaması da kesintisiz gelmiş. Daha teknik, daha organize bir seracılığı burada başlatamadık. Burada yerel  yönetimler ve Büyükşehir’in eksikliklerinden biri değil midir? O zaman bizde şöyle bir anlayış var; Sen önce kendine ateşe at, eğer yanmazsan ben de bu işi yapayım. Eğer millet, vatandaş yapmıyorsa yerel yönetimin Büyükşehir’le koordineli, örnek bir alan tespit edip bunu başlatmış olsaydı bugün sebze ve meyvede belli bir noktaya gelmiş olacaktık.
Biz yönetimle birlikte; Meclisimizin yanında ortak aklı kullanabileceğimiz bir meclis daha oluşturacağız. Adı danışma meclisi, sohbet meclisi olsun. Hiç fark etmez. Ama Koçhisar’ın yarınları için ordan bizim düşünemediğimiz bir fikir ve öneri bir basın mensubundan veya herhangi bir insandan gelemez mi? Hangimiz çağrıldık? Hangimiz çağrıldı da bu toplantıya katılabildi?

Özetle; farklı bir yönetim anlayışını sergileyeceğim. Bu bizim için, ilçemiz için vazgeçilmez ve kaçınılmaz. Kimse bana yalnız başına suç bulamayacak. Çünkü buna beraber karar vereceğiz.”dedi.

Hüseyin Eroğlu; Organize sanayi için teşviklerde bulunabilecek misiniz? Sivil toplum kuruluşlarıyla ortak hareket edip ileri gelen işadamlarına ilçeye teşvik ile ilgili çalışmalarınız olacak mı? Ve Kat mülkiyetleriyle ilgili çalışmalarınız olacak mı?

Ercan Alıcıoğlu; “OSB ile ilgili birey olarak benim mücadelem yeni değil. Şöyle bir eksiğimiz var. OSB’nin yer tescili kaç yılında yapıldı? 20.yıla giriyoruz. Doğan Cansızlar Bey’in Milli Emlak Genel Müdürü olduğu dönemlerde, Avni Bey’in ve diğer Belediye Meclis Üyeleri arkadaşlarımızla o sorun tescil edildi ve Alın Koçhisarlılar burası sizin OSB’niz. Tam 20 yıl geçti üzerinden. Bırakın bir yatırımcıyı getiremeyebilirsiniz. Şeklen bir değişiklik bile yaptırılamadı bugüne kadar. Ama görüyorsunuz gazeteyi. Ne yapmış arkadaş? 6 milyonluk bir kaynak ayırmış, çalışmaya da imzasını atmış. Böyle bir yetki falan yok ortada. Yani imzayı atma yetkisi sayın Adayların olamaz. O zaman ben şöyle söyleyim; 6 milyonluk değil, 60 milyonluk bir yatırıma imza attım. Adaylığımdan sonra Atışkan Alçı gelecek, yatırıma başlayacak. Değeri de 60 milyon lira. Bu kadar ucuz değil bu işler.”

Mustafa Yücel; “Söylediğiniz projelerinizin hemen hemen tamamı Büyükşehirle ya da iktidarla bağlantılı. Mansur kazanamadı. Projenizin üçü gitti, geriye bi yönetim anlayışı kaldı.”
Ercan Alıcıoğlu; “3’ü gitmez. Niye gitmez? Kim olursa olsun. Biz mücadele ediyoruz. Ben birey olarak azminden ve mücadelesinden vazgeçmeyen bir adamım. Alanınızdan sizin dağarcığınızda varsa bu kim olursa olsun çözersiniz. Şereflikoçhisar’ın hak ve menfaatleri var mı? Ben ilçemiyim? Evet. Sana her türlü para transferi yapıyor muyum? Girdi olarak. Evet. Sen de bana hizmet etmek zorundasın”dedi.

İlçede fesatlık, çekememezlik, birbirimize olan bakış açımız. Siyasi kimliğimizin her şeyimizin önünde olması. Çekmedik mi bunları yıllarca? Biz bunu değiştireceğiz. Bir İttifak oluşumu var. İlk beraber olduğum kitle Sosyal Demokrat kitlesi. CHP kitlesi. Hem fikrini aldım, hem düşüncelerini aldım. Bir yerde de %95’yle beraber çıktım. Ben içinde yıllarca ağabeylik yaptığım MHP camiasıyla bunları sordum, beraber çıktık bu yola. Şuanda asabı bozuk, canı sıkkın, olmaz bu kadar da diyen AK Parti seçmenini de çağırdım onlarla beraber yola çıktık. Yani biz bu hareketi, bu mücadeleyi adında olduğu gibi Millet İttifakı noktasına getirdik. Eğer 31 Mart’ta da bu millet tutsun elimizi, hesabını sormak için yakam ellerinde. Bu zor bir şey değil.  Yani o makama oturup, orda haps olup, orda gerinerek oturmak sevdasında değiliz. Ben bu ilçemin her zaman sevdalısı oldum. Ama bugün imkanımız yok.

Mustafa Yücel; Bir İlçe Başkanının açıklaması vardı. Mal beyanı ile ilgili. Böyle bir şey düşünüyor musunuz?

Ercan Alıcıoğlu; “Bir insan bir şey konuşurken biraz ayakları basar ve mantıklı olmalı. Siz seçildiniz. Böyle bir mecburiyetiniz var. Bugün yok. Seçildiğimiz gün devletin ilgili kurumuna yazılmış, zarfı teslim edeceğiz. O gün herkes öğrenir.

Facebook sayfasından bir hemşehrimiz; Sera ve hayvancılık teşviklerinde yer tahsisi yapılacak mı?

Ercan Alıcıoğlu; “Sera ve hayvancılığı biz bunları organize bölge olarak söyledik. Bunlar hayali olacak şeyler değil. Önce talepleri toplayacağız. Biz Emekte de, Hacıembiya’da da, Mustafacık’ta da bu işle iştigal eden arkadaşlarımız var. Bunlarla önce fizibilite çalışması yapacağız. Ve alanı tespit edeceğiz. Bunların alanların Büyükşehir tarafından organizasyonu ve yapımı, onlara da 20 yıl gibi ödeme şeklinde bir kooperatifleşme ve siteleşme şeklinde hayata geçecek.

Yine facebook sayfasından bir hemşehrimiz; “Şereflikoçhisar sporla ilgilenecek misiniz?”

Ercan Alıcıoğlu; “Kadroyla bu hafta görüştüm. Ne bir maaşlı olanı ve ne de ekonomik anlamda transfer olan var. Üzüldüm. Geçen yıl 3.olmuşuz. Büyükşehir’in ekonomik ve diğer faaliyetlerin yanında kültürel ve sportif faaliyetlerle ilgili çok önemli bütçeleri var. Endişelenmeyin.
Ailevi durumu çok zorda olanları istihdam edeceğiz. Transferde ettirerek bu ilçenin tanıtımı için futbolun önemli olduğunu düşünüyorum.

Ercan Alıcıoğlu Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından açılan ve ihale ile müteşebbislere devredilen 10 adet tuz alanının kapatılma sürecine de değindi ve bununla ilgili olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yazdığı bir mektubu da okuyorak, üretim alanlarının bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile tekrar sahiplerine iade edilmesini istedi.

Ve Son olarak Ercan Alıcıoğlu; “Sosyal faaliyetler çerçevesinde sosyal etkinliğe her türlü katkı tarafımızdan sağlanacak. Sanatçılar da dahil. Tüm gurbetçilerimize de gönül dolusu teşekkür ediyorum. Aynı zamanda Türkiye’de olan yakınlarına işin böyle olması ile ilgili her açacakları telefonlara da minnet ve şükranlarımı arz ediyorum Millet İttifakı’na oy verme noktasında” dedi.


   28 Mart 2019



Yönetici tarafından yazılan bu haber, 1247 defa okunmuştur.


YORUM YAZ


BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer GÜNCEL HABERLER Haberleri

Tümü

ilancomtr

Emekçioğlu

Ş.K.YEM

Tekin İnşaat

Yıldırım İnşaat

Hazır beton

Muammer'in Yeri




İzinsiz kopyalanamaz.

Adres : Çengel Gazetecilik - Matbacılık Ofset Tesisleri - Ekici Mah Ali Babacan Cad. Koçaş Pasajı No:16-20
Tel :0.312 687 1544
Faks : 0.312 687 1544
Bu site 0.078 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]
alman kurdu