23 Ocak 2019, 13:49 - Anasayfa // Konuk yazar Haberi yazdır

Tuz Gölü’nün Sadece Beyazlığı Değil

Tuz Gölü’nün Sadece Beyazlığı Değil

Tuz Gölü Türkiye'nin en büyük ve dünyanın sayılı tuz kaynakları arasında...


Tuz Gölü’nün Sadece Beyazlığı Değil, Kırmızılığı Da Ekonomiye Kazandırılmalıdır.

Tuz Gölü, Türkiye’nin en büyük ve dünyanın sayılı tuz kaynakları arasında yer alıyor. İlçemizin adını taşıyan bu gölden elde edilen tuz ülkemiz tuz ihtiyacının yaklaşık %70’ini karşılıyor. Sıcak yaz aylarında göl suyunun buharlaşmasıyla ortaya çıkan billur beyazlığın yerini bazen kırmızıya bıraktığına şahit oluruz.

“Tuz Gölü Kırmızıya Boyandı” veya Tuz Gölü’nün Kırmızı-Beyaz Güzelliği” şeklinde haberler duymaya başlarız. Gölün kış mevsiminde buz mavisi olan rengi mayıs ayından eylül ayına kadar Türk bayrağının asil renkleri olan kırmızı ve beyaz olması ziyaretçilerine muhteşem bir görsel ziyafet sunar. Bu ender rastlanan tabiat mucizesinin nedenini belki de çok azımız merak ediyordur. Konuya yabancı pek çok insan bu kırmızılığı “kirlilik” olarak ifade ediyor ve ilgilileri acil göreve çağırıyor.

Bizzat ben doğup büyüdüğüm Acıkuyu köyünden hayvanlarımıza ve toprak damlarımıza tuz taşımak için Tuz Gölü’ne yaptığımız ziyaretlerde gölün bu kırmızılığına bir türlü anlam veremezdim. Hâlbuki şimdi gölü turuncuya ve kırmızıya boyayan şeylerin tek hücreli bir alg türü olan Dunaliella salina, kabuklu bir plankton (karides) türü olan Artemia salina ve nihayet bunlarla birlikte yaşayan tuzcul bakteri türleri olan Halobacterium’lar olduğunu biliyoruz. Anlaşılacağı üzere Tuz Gölü tamamen ölü değil; az da olsa suyunda biyolojik bir çeşitlilik var ve aralarındaki beslenme döngüsü göle can veriyor, bazen de renk değiştirtiyor.

Peki, konaklamak ve kuluçkaya yatmak için Tuz Gölü’ne gelen flamingoların bu tuzlu suda neyle beslendiklerini hiç merak ettiniz mi? Gerçekte flamingolar Tuz Gölü’nde yaşayan bir tür tuzlu su karidesi olan Artemia salina’lar (kültür balıkçılığının en yaygın canlı yemleri) ile besleniyor. Flamingolar tüylerindeki pembemsi rengini de iştahla tükettikleri bu renkli karideslerden alıyor. Yetişkinleri en fazla 1 cm olan bu karides türünün temel besini ise Tuz Gölü’nü kırmızıya (gerçekte turuncuya) boyayan basit tek hücreli bir alg türü olan Dunaliella salina’lar. Onlar olmasaydı, neredeyse gözle görülür çok az canlı türünün yaşayabildiği Tuz Gölü flamingoların göç yolu üzerinde olmazdı. Evet, algler belki de günümüzdeki yüksek yapılı bitkilerin en basit ve en ilkel fotosentez yapabilen protipleridir.

Bilim insanları bu ilkel yapılı bitkileri geleceğin en değerli besin kaynağı olarak görüyor. Bu alg türü sadece Koçhisar Gölü’nde değil ABD’de Büyük Tuz Gölü, Ürdün’de Ölü Deniz, İran’da Urmiye Gölü ve Avusturalya’da Pembe Göl gibi tuzlu göl ve denizlerde yoğun olarak görülüyor. Yapay besi ortamlarında yapılan çalışmalarda %25 tuz (NaOH) ve 18 OC sıcaklık ortamında en fazla çoğaldığı tespit edilmiştir.

Evet, şimdi can alıcı soruyu sorma vakti geldi: suyunda tuz oranı neredeyse bir canlının yaşamayacağı kadar yüksek (%30-45) olan Tuz Gölü’nde Dunaliella salina isimli mikroalgler yaşamayı nasıl başarıyor? Bu sıra dışı tek hücreli canlıların bunu nasıl başardıkları henüz tam olarak aydınlatılabilmiş değil. Çengel okurlarını aşırı bilimsel açıklamalar yaparak boğmak istemem. Ancak kısaca gliserol ve glisin betain gibi ozmotik molekülleri kullanarak tuza direnç sağladıkları yönünde bilimsel bulgular olduğunu söyleyebilirim. Normal tuzsuz sularda da yaşayabilen bu alg türü tatlı sularda klorofil pigmentleri nedeniyle yeşil renkte görünüyor. Oysa yaz mevsiminde buharlaşma yoluyla aşırı tuz konsantrasyonu ve ışık yoğunluğu artışlarına bağlı olarak strese giren algler kloroplastlarında bol miktarda beta-karoten sentezlemeye başlıyor ve renklerini de kırmızıya çalan turuncuya dönüştürüyor.

Tuz Gölü’nde daha az tuz stresine girdikleri kış ve bahar mevsimlerinde ise çok daha az beta-karoten sentezlediklerinden bu mevsimlerde göl suyu yeşilimsi mavi renklerde görünüyor. Sonuç olarak, tuzluluk oranı %35’e kadar olan sularda yaşayabilme yeteneği olan bu alg türü tuz konsantrasyonu artışıyla birlikte daha fazla beta-karoten üreterek gölün suyunun rengini turuncuya, diğer taraftan bu alg türü ile beslenen Artemia salina’ların ölümüyle çoğalan Halobacterium bakterileri ile de göl suyunun rengi kırmızıya dönüştürüyor. Tuzlu sudaki tek bir damla, milyonlarca mikroçubuk şeklindeki bakteri hücresi içeriyor ve bu hücreler yoğun çöl güneş ışığının zararlı etkilerinden korunmak için karotenoitler (kırmızı ve turuncu renk pigmentleri) üretiyor.

Beta-karoten de nedir diyecek olursanız, o havuç gibi turuncu meyve ve sebzelerde bol miktarda bulunan bildiğimiz A vitaminin temel öncül molekülüdür. Beta karoten günümüzde gıda ve gıda katkısı, antikanser etkili ilaç, antioksidan etkili kozmetik, doğal gıda, yem ve tekstil boyası gibi yüzlerce ticari ürün olarak kullanılıyor ve dünya ekonomisinde en değerli gıda ve farmasötik ürünler arasında yer alıyor. Yapılan araştırmalara göre Tuz Gölü’nde yaşayan alg türünün kuru ağılık olarak %10-15’i beta-karoten başta olmak üzere karotenoitler, %25’ini de ticari değeri oldukça yüksek olan yağlar oluşturuyor. Omega-3 yağ asidince zengin (ortalama %20) olan alg yağından hem yemeklik yağ hem de biyodizel (biyomazot) üretmek mümkün. Öyleyse Tuz Gölü’nden sadece tuz değil aynı zamanda hem beta-karoten hem de biyomazot üretilemez mi? Elbette üretilebilir. Nitekim dünyanın Avusturalya, Çin, Japonya, Hindistan, İsrail, İran ve İspanya gibi ülkelerde özel tasarlanmış yapay tuzlu su havuzlarında Dunaliella salina’dan ticari beta-karoten üretimi yapılıyor.

Ayrıca Amerika Sucul Türlerden Enerji Araştırma Departmanı (ASP)’nda bu alg türünden biyodizel üretimi üzerine kapsamlı araştırmalar yürütülüyor. İspanya’da Dunaliella salina’dan spray drying veya frezee drying gibi özel kurutma teknikleriyle elde edilen alg tozları, süperkritik CO2 gibi özel ekstraksiyon teknikleriyle elde edilen alg ekstraktaları büyük değer görüyor.%5-10 beta-karoten içeren Dunaliella salina ekstrat tozunun 1 kilosu kalitesine göre 25-250 dolar arasında pazarlanmaktadır.

Sonuç olarak giderek küçülen nüfusu ve daralan ekonomisi ile ilçemiz Tuz Gölü’nden ekonomik olarak daha fazla yararlanmalıdır. Çünkü Tuz Gölü sadece tuz ve tuz ürünleri değil, içinde barındırdığı alg türü (Dunaliella salina) sayesinde beta karoten ve yağ, alglerle beslenen tuzlu su karidesi (Artemia salina) sayesinde ise canlı balık yemi üretim havzasıdır. Sayılan bu alg ve karides türleri ile beslenen flamingolar ise turizm için eşsiz bir tematik değerdir.

Tuz Gölü’nün bu canlı değerlerini sürdürülebilir çevre dostu üretim çiftlikleri kurarak endüstriyel üretime kazandırmak için ilçenin bütün dinamikleri harekete geçmeli, özellikle Aksaray Üniversitesi Tuz Gölü Araştırma Merkezi (ASUÇEM) öncülüğünde TÜBİTAK, Kalkınma Ajansları, Tarım, Sanayi ve Teknoloji Bakanlıkları, TKDK, KOSGEB gibi kurumların da desteği ile Tuz Gölü’nün biyolojik zenginliklerinin ekonomiye kazandırılmasına dönük projeler geliştirilmelidir.


   24 Ocak 2019



Yönetici tarafından yazılan bu haber, 1239 defa okunmuştur.


YORUM YAZ


dilek
Karayollarında Buz Çözücü
Tuz, yani sodyum klorür Avrupa ve dünyanın birçok yerinde karayollarında buz çözücüsü olarak kullanılan bir maddedir. Tuz, buz ve kara uygulandığında daha düşük donma sıcaklığına sahip tuzlu su oluşturur. Bu ayrıca, daha önce oluşmuş buzun yayılmasını da önleyen etkili bir yöntemdir. Teorik olarak genellikle -15°C’ ye kadar etkilidir ancak daha düşük sıcaklıklarda da kullanılabilir.Su Arıtma
Sert su, başta kalsiyum ve magnezyum olmak üzere çözünmüş mineralleri içerir. Sert suya en bilinen örnek, evlerimizde kullandığımız musluk suyudur. Kalsiyum ve magnezyum mineralleri, çaydanlık ve su ısıtıcı yüzeylerinde katmanlaşarak birikir. Sert su ile ilgili problemler suyu yumuşatacak minerallerin eklenmesiyle giderilebilir. Eklenen su yumuşatıcılar, iyon değişim süreci üzerinde çalışır. Esas itibariyle bu süreç kalsiyum ve magnezyum minerallerinin milyonlarca negatif yüklü reçine yatağından geçmesinden ibarettir. Daha sonra reçine yatağı mineralleri uzaklaştırmak için
dilek
Tuzun Kullanım Alanları
Tuz deyip geçmeyin!

Evet, muhtemelen bilmiyorsunuz ama tuzun 14 bin kadar farklı kullanımı vardır (Mark Kurlansky - Tuz, İnsanlığın Tuzlu Tarihi) ve bu kadar önemli, bu kadar değerli bir madde daha bulmak kolay değildir. Bazı şeyler gibi tuz da ancak eksik olduğunda hissedilen, yaşamımızdan çıktığı anda değeri anlaşılan maddelerden biridir ve normal koşullarda pek de önemsenmez. Hatta fark edilmez bile. Oysa tuz olmadan dünya üzerinde yaşamın olması bile mümkün değildir. Hiçbir canlı türü tuz almadan uzun süre varlığını sürdüremez. Ve bilinen 14 bin çeşit kullanımı ile tuzsuz bir yaşam düşünülemez.

Tuzun Kullanım Alanları
Tuz, birçok endüstri için çok önemlidir. Kimya endüstrisindeki ürünlerin %50’den fazlasının yapımında tuz ana bileşendir. Tuz aynı zamanda cam, kâğıt, kauçuk ve tekstil sanayinde kullanılmaktadır. Bunların yanı sıra, gerek endüstri gerekse evsel su yumuşatma sistemlerinde tuz kullanımı mevcuttur. Tuzun en yaygın kullanımı da gıda bileşenleri
Güler telli
Merhaba Pr.Dr.Hasan baydar kardesim tuzgölümüzün bu özelligini bende orali oldugum halde bilmememdir gercekten cani gönülden tesekkür ederim.ilk önce seningibi gururumuz bi kardesimiz oldugun icin ikincisi Dogdugumuz topraklarin özelligini öne cikarmandan ötürü sana tesekkür ediyorum kendi adima.Allahim yolunu daima aciketsin Her zaman seningibi dogdugu köyünü topragini unutmayanlarla gururduyariz gittigimiz yerlerde topragimizla ilgili iyisözleri duymaya ihtiyacimiz vardir seningibidüsünüpde köyümüzü, topraktan evlerimizi. Tuzgölümüzün özelliklerini öne cikarip dile getirmenle tuzgölümüzde sadece yemeklerimize lezzet veren tuzolarak önecikmasin öbür özelliklerini de bilmeliyiz görmeliyiz aciklik getirip duyurmandan ötürü cokcok güzelbisey gelde gururlanma ,Kendi adima SENI DOGURAN ANANA yani Annene BEN KURBAN OLURUM
insallah dahafazla turistlerin merakini cekipde tuzgölünü ziyaret edip turizime katkisi olursa tabiki menmun oluruz.nede olsa dogdugumuz topraklarimiz orasi
Mustafa Baydar
araştırman için tebrik.Mükemmel
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Konuk yazar Haberleri

Tümü

ilancomtr

Emekçioğlu

Ş.K.YEM

Tekin İnşaat

Yıldırım İnşaat

Hazır beton

Muammer'in Yeri




İzinsiz kopyalanamaz.

Adres : Çengel Gazetecilik - Matbacılık Ofset Tesisleri - Ekici Mah Ali Babacan Cad. Koçaş Pasajı No:16-20
Tel :0.312 687 1544
Faks : 0.312 687 1544
Bu site 0.109 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]
senetle para