16 Ocak 2019, 14:17 - Anasayfa // Konuk Kalem Haberi yazdır

ZAMANIN iZiNDE:6 KONAK ANLATIMLARI

ZAMANIN iZiNDE:6 KONAK ANLATIMLARI

1920-1950’lili yıllardaki yaşlılarımız (bugün yaşlı diyemeyeceğimiz  50-60 yaşındakiler) ömürlerinin...


1920-1950’lili yıllardaki yaşlılarımız (bugün yaşlı diyemeyeceğimiz  50-60 yaşındakiler) ömürlerinin hemen hemen % 70-80’nini hep yaban dediğimiz tarlasında, bağında,  ihtiyaç için ovasında  veya hayvan otlamasında günlerini geçirmiştir. Evinden dışarıda geçen ve hep de beden çalışması yapan bu yaşlılarımız zamanın izlerini, alınlarında, yüzlerinde, enselerinde ve de elleriyle ayaklarında aksettirmişlerdir. Yaptığı işin nafaka olarak bereketliliği daima tartışmalı da olmuştur. Eğer kışlık-yazlık ihtiyaç tamam ise sırtı toktur, yok öküzü ölmüş veya kağnısının tekeri kırılmış veya bir onmayacak hastalık aile tezahür etmiş veya ticari işinde borç ödeyememiş-alacağını alamamış ise  artık o yaşlı belini doğrultamazmış. Her gün derin düşünlerde olur, gözleri  ve başı yere bakarmış.


İşte böyle zamanlarda bir gün gittiğim, mahallemizin  konaklı sakinlerinden Kadir Koçak’ın  (namı diğer Çıtak Kadir’in)  konağında, yaşlılarımızdan Nebi oğullarının Abdulkadir Ağa anlatıyordu, -Odada zamanın Nebioğlu Abdulkadir Ağa, Uzun Hasan, Çanakkale gazisi Hüseyin Ağa (Yetim Hüseyin), Kadir Ağa (Çıtak Kadir), Raşit (torunun babası), Hidayet Çavuş (Arıoğlu), Çakıroğlu Hüseyin (Kurşunlu Cami müezzini),Talışlı oğlu Feyzullah oğlu Ali (namı diğer Deli Ali) Osman (Tenzile’nin Hacı Osman), Muharrem, (Çopur), Abdullah (Gurruh Abdullah), Dede (Çıtaklardan) ve daha birçokları varmış), babam 1952 ‘li yıllarında harmanımızda anlatmıştı.

- Gençlerin bu durumları iyi okuması ve ibret alıp tedbirli olması için biran evvel evlenip ev-bark sahibi olarak bu zamanın bolluğundan faydalanmalarını da öneririm.

NEBİOĞLU ABDULKADİR AĞA ANLATIYOR:
- Gün ortasına düşen gönül ne kâr edermiş ne de zarar.  Günün sabahı, günün akşamının durumunu belli edermiş.  Gün ortası, ne olacağı bilinmez bir hale kormuş insanı, ne atın yön alırmış, ne öküzün, ne de bahtın açık bir yol bulurmuş. Adam günden yana borçlu olmuşsa bil ki o adam  gün ortasına düşmüşmüş.

Günden yana borçlu insan neyki? Nasıl olur ki?

İşte öylece kaldın demekmiş, boşa koysan dolmaz, doluya koysan almaz, bakakalırsın günün işine. Eli yanda kalır gibi olurmuş insanın, yarım akıl işi gibi. Halakada sarı öküzlü düveni aynı yöne dönderir gibi, tutturamadığın zelve bağı gibi, dik durmayan süve gibi. Sarı sıcakta sarı öküzlü başın önde, güneş tepende ha bire beynine  işler gibi.…Gün ortasında kalan insan ne yaptığını göremezmiş, anlıyamazmış. Varlık-yokluk hep birden ense kökünde biter sorgularmış, tınaz zamanı yabayı düşürüverirmişsin, çeş, malama, saman birbirine karışırmış.

Gün ortasına düşen gönül, gönül değilmiş…

Büyüklerimizin anlattığı bu kavramların etkinliğini, insan evlendiği, eş, çoluk-çocuk,ev-bark sahibi olduğu ve yükümlülüğünü hissettiği zaman ne kadar yerinde söylenmiş sözler olduğunu anlamaktadır.

Gençler evleniniz ve yükümlülük, geçip kavramlarını tadınız.

  17 Ocak 2019



Yönetici tarafından yazılan bu haber, 540 defa okunmuştur.


YORUM YAZ


BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Konuk Kalem Haberleri

Tümü

ilancomtr

Emekçioğlu

Ş.K.YEM

Tekin İnşaat

Yıldırım İnşaat

Hazır beton

Muammer'in Yeri




İzinsiz kopyalanamaz.

Adres : Çengel Gazetecilik - Matbacılık Ofset Tesisleri - Ekici Mah Ali Babacan Cad. Koçaş Pasajı No:16-20
Tel :0.312 687 1544
Faks : 0.312 687 1544
Bu site 0.063 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]
senetle para