26 Aralık 2018, 14:29 - Anasayfa // GÜNCEL HABERLER Haberi yazdır

Sarıkamış Şehitlerimiz Anıldı

Sarıkamış Şehitlerimiz Anıldı

Sarıkamış Şehitlerimiz Anıldı...




















“Ölür ise ten ölür, canlar ölesi değil” 

Tam 104 yıl önce 22 Aralık 1914 tarihinde, Sarıkamış’ta 90 bin şehit verdik. 90 bin şehidimize ölüm, tatlı bir uykunun ardından geldi.

O tarihten sonra da Sarıkamış Şehitlerimizi, her yıl 22 Aralık 1914 tarihinde tüm yurtta milletçe anıyoruz: Saygıyla ve minnetle…

PROGRAM DÜZENLENDİ
Yavuz Sultan Selim Fen Lisesi tarafından da “Sarıkamış Şehitlerimizi Anma” programı düzenlendi.
Fen Lisesi Öğretmen ve Öğrencileri tarafından hazırlanan etkinlikte; Sarıkamış Şehitlerimiz, saygıyla, sevgiyle, özlemle ve minnetle anıldı.

Takdire şayan bir program düzenlenirken, Programa; Üst düzey yöneticiler ve İlçe Milli Eğitim Müdürü ve Siyasi Partilerinden de AK Parti ve CHP İlçe Başkanları katılmazken,
Belediye Başkan Vekili Şah İsmail Atak, İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Şahin Sert, İlçe Gençlik ve Spor Müdürü İzzet Nurten, MHP İlçe Başkanı Ramazan Duru, İYİ Parti Başkan Vekili Mustafa Yavuz ve Yönetim kurulu Üyesi, Öğretmenler ve öğrenciler katıldı.

PROGRAM AKIŞI
Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, günün anlam ve önemini belirten konuşma Tarih Öğretmeni Şahin Yaman tarafından yapıldı. Yaman konuşmasında;

“Sarıkamış Harekatı, I.Dünya Savaşı sırasında Kafkas cephesinde gerçekleşen ve sonucu Osmanlı Devleti için büyük bir başarısızlık olan askeri bir manevradır. 93 Harbinde kaybettiğimiz Kars, Ardahan ve Batumu geri almak amacıyla düzenlenmiştir. 1914 yılında dönemin Başkomutan Vekili olan Enver Paşa, 19 Aralık tarihinde “Sarıkamış Harekatı” planlarını kurmaylarına sundu.
1,5 metre kar, -25 derece soğuk ve 2500 metre yükseklik ve inanılmaz engebeli bir arazi yürüyerek geçildikten sonra; 60 km.’lik bir alanda savaşılacaktı. Yürüyüş başlamasına rağmen askerin durumu hemen göze çarpıyordu. Çünkü bir çoğu nasıl olsa cephede verilir diyerek yazlık elbiseleriyle birliğine katılmıştı. Bir çoğunun ne paltosu ne de yedek bir çamaşırı bulunmaktaydı. Yardım amacıyla İstanbul’dan yola çıkan 3 Osmanlı erzak gemisi Rus donanması tarafından batırılmış ve maalesef bu cephedeki askerlere bir daha malzeme gönderilememiştir. Şimdi çoğu Anadolu’dan ve arap illerinden toparlanmış, kimi hiç kar görmemiş bu kara yazgılı çocuklar elde avuçta olanla savaşacaktı. Karşı saflarda ise kış şartlarına alışkın iyi giyimli ve donanımlı 60.000 Rus askeri bulunmaktaydı. Türk askerlerinin mevcudu ise 120.000 civarındaydı. Ve bu ölümüne yürüyüş 22 aralık günü başladı.
Günlerce devam edilen yolculukta Türk askeri tabiata karşı müthiş bir mücadele vermekteydi. 1,5 metreyi aşan karda yürümek için insanüstü bir gayret gösterip bir adım atarken; kara saplanan bu adımlarını kurtarmak için iki katı enerji harcıyordu. Bazen Rus birlikleriyle yapılan küçük çatışmalara rağmen en büyük savaş doğaya karşı veriliyordu. Tipi ve kar göz açtırmıyordu. Bu tipi sebebiyle iki tümenimiz birbirine saldırmış ve 2000 civarında askerimiz şehit olmuştur.
Yürüdükçe terliyorlardı ve ter sırtlarında donuyor, ölüme bir adım daha yaklaşıyorlardı. 29 Aralıktan itibaren zaiyatlar verilmeye başlamıştı.
Önce ayaklarda bir sızı duyuluyor, sızının ardından bir hissislik başlıyordu, bu parmakların donduğunu gösteriyordu. Sonra donan bilekler çıkıyor ve asker aniden yere çöküp kalıyordu. Asker yorgunluğun ve açlığın etkisiyle uyuşuyor ve bir kenarda uykuya dalıyordu. Uyku ölümün kapısıydı. Önce bütün vücudu beyaz bir yorgan gibi kristal bir buz tabakası kaplıyor, ardından bütün beden kaskatı kesiliyordu. Ölüm tatlı bir uykunun ardından böyle geliyordu.
Sağa sola serpilmiş ayakları kolları havada; ağzı açık, gözleri buz mavisine dönmüş olan kaskatı asker bedenleri artık bir sırrı açığa çıkarıyordu: Ordu eriyordu. Ölümü bu kadar yanı başında gören erlerin bir çoğu çıldırıyor, çığlıklar atarak sağa sola dağılıyorken; kimi askerlerse intihar edercesine bir ağacın kenarına usulca kıvrılıyor ve ölümün kendisini bulması için şarkın o meşhur itaatkarlığıyla bekliyordu. Ne yakılan küçük ateşler ne de ölmemek için askerlerin yerinde zıplaması ölümü geciktirmiyordu.
Ölüm sabırlı sakin ve sessiz bir şekilde bekliyor ve yere düşen; biraz uyuklayan askeri alıp götürüyordu.
Allahüekber Dağları; 26 Aralık gecesi çıldıran; acı çeken, ölmek istemeyen ve ölümden kaçan askerlerin yürekleri parçalayan çaresiz çığlıklarıyla yankılanıyordu. O gece dünya savaş tarihinde görülmemiş bir kıyım yaşanıyordu. Doğaya karşı savaşan Türk ordusu, yeniliyordu.
Sarıkamış Harekatı, Türklerin ağır yenilgisiyle sona eriyordu.
90.000 genç, 90.000 insan karlar altında kalmış, koca bir orduydu. Dünya savaş tarihinde böyle bir dram bir daha yaşanmadı.
Güzel bir söz der ki; “Tarih tekerrürden ibarettir”. Ama büyük şair Akif bu söze atıfda bulunarak “hatalardan ibret alınsaydı hiç tekerrür eder miydi tarih?” der.
Yavuz Sultan Selim Fen Lisesi olarak bu geceyi düzenlemekteki amacımız asla tarihi şahsiyetlerimizi karalamak veya onları yerle yeksan etmek değildir.
Sadece genç kuşaklara yaşanan olayları, hatırlatarak, ders almalarını sağlamaktır. Aynı zamanda bir hedefimiz de ahde vefa ve ecdadı yad etmektir”
dedi.

Konuşmadan sonra program, Abdülbaki İmam Hatip Lisesi Öğrencisi Ahmet Yasin Altındağ tarafından ebediyete intikal eden tüm şehitlerimiz için Kur’an-ı Kerim tilavetinin okumasıyla devam etti.

Nisa Nur Çetinkaya ve Mehmet Muku isimli öğrenciler tarafından “Sarıkamış Şehitlerine” isimli şiir okundu.

Nivaze Kutlar isimli öğrenci tarafından “Mehmet Toprak Oldu” isimli şiirinin okunmasından sonra okulun tiyatro ekibi tarafından “Sarıkamış” isimli tiyatro sergilendi.

Yönetmeliğini Fatma Okur’un ve Şahin Yaman’ın yaptığı Tiyatronun başından sonuna kadar izleyenlere, adeta “Sarıkamış Harekatı’nın” ruhu yaşatıldı.

Başarılı bir şekilde tiyatroyu sergileyen öğrenciler ise; “Ayşegül Akkaş, Ali Rıza Adacı, Simanur İşçi, Ahmet Yarar, Yalçın Taşkale ve  Muhammet Okay idi.

Diğer yandan müzik öğretmeni  Evrim Tan ile Zihinsel Engelliler Öğretmeni Olcay Aktay tarafından seslendirilen müzikler de tiyatro oyununa ayrı bir renk kattı.

Tiyatro oyununun bitiminin ardından, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen; Evrim Tan, Olcay Aktay ve Bahri Akyıldız’a da protokol tarafından plaket verildi.

Plaket töreninin ardından program sona erdi.


    27 Aralık2018



Yönetici tarafından yazılan bu haber, 823 defa okunmuştur.


YORUM YAZ


gossarlı
“Ölür ise ten ölür, canlar ölesi değil”   demişsiniz o gün bir kez daha kalbimin burukluğu ile ayrıldım. şereflikoçhisarda halkında ve bürokrasisinde ten de ölmüş canlarda ölmüş. o kadar güzel hazırlanan emek harcana program ne okul idarecileri vardı nede mülki amirler. ilçe meb ten komşular alış verişte görülsün diye bir şube müdürü vardı o kadar. ve diyorum ki şereflikoçhisarda tende de ölmüş canda ölmüş ruh ta ölmüş
Adil okay
Sarıkamış şehitleri anma tiyatro programında emeği geçen herkese tşkler
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer GÜNCEL HABERLER Haberleri

Tümü

ilancomtr

Emekçioğlu

Ş.K.YEM

Tekin İnşaat

Yıldırım İnşaat

Hazır beton

Muammer'in Yeri




İzinsiz kopyalanamaz.

Adres : Çengel Gazetecilik - Matbacılık Ofset Tesisleri - Ekici Mah Ali Babacan Cad. Koçaş Pasajı No:16-20
Tel :0.312 687 1544
Faks : 0.312 687 1544
Bu site 0.125 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]
senetle para