26 Aralık 2018, 13:44 - Anasayfa // Tefekkür Haberi yazdır

Hüseyin Andaç

Hüseyin Andaç

Hüseyin Andaç...



          ç               İsmet Andaç

    Anadolu insanının garip hâlleri olur da bizim ilçenin olmaz mı? Bu vaziyetlerine bazen akıl fikir ermiyor ve şaşırdığımızla kalıyoruz.

    Hüseyin Andaç (1928-1976) bunlardan biridir. Babası Saffettin Bey ve annesi İsmahan Hanım’dır. Ali, Aziz ve Mahmut isminde üç kardeşi vardır. Küçük yaşında iken menenjit hastalığı sebebiyle görme duyusunu kaybeder.

    Vergi dairesinde çalışan bir kıza, gençliğinde âşık olur. Çok ister ama vermezler. Bu sevdası sebebiyle çok sopa yer ama sonuç alamaz.

    Sonraki yıllarda Atike (Adeviye Hanım) ile evlenir. Çocukları olmaz.

    Onu çarşının ortasında bazen elinde bazen de koluna takılı bastonu ile kafasını sağa sola sallayarak yürüyüşü ile hatırlarız.

    Saz kullanır ve kendi şiirleri ile besteleri olan ozanımızdır.

    Numune olarak bir dörtlüğü buraya alalım:
    
    Haydi, malım Çeçen kızı
    Sen allar giy ben kırmızı
    Gel gidelim has bahçaya
    Sen gül topla ben nergisi
   
    Şiire çok meraklı, yazdığı şiirleri yüksek ve yanık sesiyle okuması sebebiyle, sohbetlere özellikle alkollü sohbetlere sık sık çağırılır.

   İşte bunlardan biri: 
   Asfalttaki benzinliklerden Shell’in yanındaki lokanta, eskiden genelde alkol kullanan kişilerin kullandığı bir mekândır. Buranın müdavimlerinden bazıları efkâr dağıtmak için sık sık Hüseyin Andaç’ı masalarına alır ve onlarla içerdi. Sesi güzeldi, Hüseyin’in. Onlara söylediği yanık türküleri ile üç beş bahşiş de alırdı.

    İşte bu Hüseyin, Ramazan ayı geldiğinde ağzına alkolü koymaz, Kurşunlu Camiinde müezzinlik bile yaptığı olurdu.

    İşte ben bunun için şu bizim insanımızın hâli bir garip oluyor derim.

    O yıllarda Anadolu marka otomobili ile tanıdıklara taksicilik hizmeti veren Hüseyin Gündoğan’ın, Şair Andaç ile bir hatırası var.

    Her zamanki durduğu yerde beklerken, geç vakit bir çocuk gelerek “Hüseyin Emmi, seni çağırıyor”, der. Gider, bakar ki; Andaç sarhoş, vakit gece, eve gitme zamanı çoktan gelmiştir, arabaya bindirir ve yola düşerler.

    Andaç elinde tuttuğu on lirayı daha inmeden “Al gardaşım, ücretini” der. Lâkin tembihi yapıştırır: “Ben git demeden sakın ayrılma”

    Neyse, eve varırlar. Andaç kapıya vurmaya başlar. İçeriden Atike’nin sesi gelir,
    -Kim o?

    Atike, kim olduğunu bilmez mi? Elbet bilir ama Andaç’la bir hesabı var, anlaşılan. 
    -Aç kapıyı, der. O da
    -Açmam, deyince, Andaç,
    -Gideyim mi? diye sorar. Atike tereddüt etmeden
    -Git! deyince Andaç,
    -O zaman, valizimi ver, der.
   
     Kapı açılır, valiz uzatılır. Valizi eline alan Andaç, yürümeye başlayınca taksici Hüseyin, araya girerek tatlıya bağlar ve Andaç’ı eve sokar.

    İşte buna da anlaşılmaz ilginç bir hatıra diyeyim…

    Hemşerimiz Hüseyin Andaç’ın bestelenen türküleri TRT Müzik Dairesi Başkanlığınca derlenmiştir.
Allah rahmet eylesin.
                           
    27 Aralık 2018



Yönetici tarafından yazılan bu haber, 783 defa okunmuştur.


YORUM YAZ


BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Tefekkür Haberleri

Tümü
Hamza Çetin Hamza Çetin
Aslen Çayırönü (Cavlak) Köyünden olup, Şereflikoçhisar’da 1964 yılında doğan Hamza, ilkokul ve ortaokulu ilçesinde okur.

ilancomtr

Emekçioğlu

Ş.K.YEM

Tekin İnşaat

Yıldırım İnşaat

Hazır beton

Muammer'in Yeri




İzinsiz kopyalanamaz.

Adres : Çengel Gazetecilik - Matbacılık Ofset Tesisleri - Ekici Mah Ali Babacan Cad. Koçaş Pasajı No:16-20
Tel :0.312 687 1544
Faks : 0.312 687 1544
Bu site 0.125 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]
senetle para