26 Eylül 2018, 13:20 - Anasayfa // KORİDOR Haberi yazdır

Ölüm Anı İle İlgili İnanış ve Uygulamalar

Ölüm Anı İle İlgili İnanış ve Uygulamalar

Ölüm; doğum ve evlenme gibi kişinin hayatında karşılaştığı en önemli...


Ölüm; doğum ve evlenme gibi kişinin hayatında karşılaştığı en önemli olaylardan bir tanesidir. Bu olgu, kişisel olmakla birlikte, toplumu ilgilendiren bir olaydır.

Ölüm olgusu Türk kültüründe geniş bir yer işgal eder. Hem İslam öncesi hem de günümüzde, günlük hayatta ölüm, çok önemli bir konudur.

Anadolu Türklerinde ölüm ile ilgili inanç ve uygulamalar, doğal olarak, değişen coğrafya ve ortamdan etkilenmiş, ancak bir takım noktalarda, kendisim koruyacak ortamları da bulmuştur. Anadolu inanç coğrafya ve ortamının ağırlığını, şüphesiz İslam dini oluşturmaktadır. Bu durumda, ilgili Geleneksel Türk inanç ve uygulamalarının, İslam’ın vermiş olduğu ruhsatlar sayesinde, kendine bir yer bulabildiğini söyleyebiliriz.

Geleneksel Türk inancının Anadolu İslam coğrafya ve çevresinde kendini korumuştur. Bunun en belirgin örneğinin ölüm olayının her adımında çok açık bir şekilde görülebileceğini ( R. Ersoy, Milli Folklor, 2002)

Öleceği anlaşılan kişi mümkünse kıbleye doğru çevrilir. Kelime-i Şehadet ya da Kelime-i Tevhit söyletilir. Selavat getirmesi için yardım edilir. Hastanın ölüm anında can çekişme acısını hafifletmek için ağzına, varsa zemzem suyu, yoksa normal bir su damlatılır. Başında Kur’an okunur. Böyle durumlarda genellikle Kur’an’dan Yasin suresi okunur.

Öleceği anlaşılan kişinin yakınları ve sevdikleri çağırılır. Yöredeki inanışa göre çok sevdiği yakınlarını görmezse “ölemedi” denir. Genelde böyle durumlarda oğlunu ya da kızını bekliyormuş”, denir.

Çok can çekişen hastanın sevdiği birini görmek istediğine inanıldığından, uzakta bulunan sevdiklerinin varsa resimleri gösterilir.

Ölüm döşeğindeki kişinin, yüzünün sapsarı olması, soğuk soğuk terlemesi, dilinin tutulması, çırpınması, gözlerinin tavana dikilmesi, gözlerinin ferinin gitmesi, sulanması, vücudunun ve özellikle ayaklarının şişmesi ve soğuması, yanına gelenleri tanımaz hale gelmesi, sayıklaması, durumlarında ölüm anının çok yaklaştığına, kısa zamanda öleceğine yorulur.  

Hastanın nefesinin tükenmesi, dudaklarının ferinin kalmaması ölümün yaklaştığının işaretidir. Yüzünde donmuş bir gülüş bulunan ölü yerini görmüş (Allah’ın büyüklüğü ve gücünü) sayılır.

Kişi sağlığında ya da ölmeye yaklaştığını düşündüğünde (Yemeğinin verilmesi, cenaze namazının kılınması/kimin kıldıracağı, cenazeyi kimin yıkayacağı gibi) vasiyette bulunur.

Hasta birinin öleceği anlaşılınca odada ölenin ağzını bağlamayı, gözlerini sıvazlamayı becerecek biri kalır. Hasta son nefesini verip ruhunu teslim etiğinde bu kişi ölenin çenesini bir tülbentle bağlar, gözlerini sıvazlayıp bacaklarını düzeltir.

Kişi günün hangi saatinde ölmüş olursa olsun gömülünceye kadar biri/birileri ölünün başında bekler. Bunun halk arasındaki amacı, şeytanın ölüye yaklaşmasını ve onun imanını çalmasını engellemektir.


  27 Eylül 2018



Yönetici tarafından yazılan bu haber, 247 defa okunmuştur.


YORUM YAZ


BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer KORİDOR Haberleri

Tümü

ilancomtr

Emekçioğlu

Ş.K.YEM

Tekin İnşaat

Yıldırım İnşaat

Hazır beton

Muammer'in Yeri




İzinsiz kopyalanamaz.

Adres : Çengel Gazetecilik - Matbacılık Ofset Tesisleri - Ekici Mah Ali Babacan Cad. Koçaş Pasajı No:16-20
Tel :0.312 687 1544
Faks : 0.312 687 1544
Bu site 0.063 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]
fidan Şehirler arası nakliyat istanbul otomatik garaj kapısı evden eve nakliyat replika saat