15 Ağustos 2018, 13:28 - Anasayfa // Tefekkür Haberi yazdır

Eskinin Sebze Hali

Eskinin Sebze Hali

Eskinin Sebze Hali...


   Çocukluğumuzun eskimeyen hatıralarında nice kareler var ki anıldıkça tazelenen, tazelendikçe yeniden anılan hatıralar vardır. Onlar, o zamanı yaşayan dostların meclisinde bitmeyen muhabbetlerin, lafın dönüp dolaştığı, etrafında harman ettiği odaklar ve buluşma konularıdır. 

   İşte bunlardan birisi de ilçemizin bilinen en eski “Sebze Hali” olarak kullanılan ve şimdiki Belediye İşhanı’nın yerinde eskiden mevcud olan Hal’dir.

   Buyurun beraberce o zamanların Haline girmeye! Bilinen şekliyle kapısı yok. Bir dükkân genişliğinde girişi olan kapının sağ tarafında Sadıklı Rıfat Çetin’in dükkânı var. Doğrusu sol taraftaki köşe dükkânı tam hatırlayamıyorum. Onun sağında kunduracı Şefik Usta’nın dükkânı vardı ki kalfası okul arkadaşım rahmetli Veli Güçlü onun yanında çalışıyordu. Kasap Celal ve onun yanında kundura tamircisi Şaban Kutlar’ın dükkânı var. Bunların sağ tarafında köşede de bir dükkân daha vardı. Oradan yukarı sağa sokak başlıyordu.

   Halin ağzındayız. Bir adım daha atalım içeriye. Hemen girişin sağ tarafında amcam Kasap Alişen Çetin’in dükkânı var derken içeriden amcaoğlum Âdem (Ethem) Ağabeyin, “Emmoğlu gelsene, çay içelim!” nidası gülmemize vesile oldu. Sol taraftaki Cafarların Kasap Ethem Ustalar ile yanındaki beyaz saçlı Bulduk Emminin gülümsemesiyle gülüp, selam verip içeriye dalıyoruz. Sola mı sağa mı gidelim tereddüdü yaşarken sol taraftan Berber Kadir Amcanın berber kokuları ister istemez başımızı çevirdi. Ona varmadan sol sırada Mustafacık’lı Hacı ve Nusret Doğruer kardeşlerin pamuk dükkânı var. Lâkin sol ileri köşedeki Lokantacı Galip’in dükkânından gelen güzel enfes kokular doğrusu bugün bile hatırladıkça o eskinin eskimeyen günlerine sürükledi ve sürükler.

   Çar-naçar enfes kokuların esiri olarak oturmamızın hemen ardından alnı açık göbeğinin şişkinliğini kapatan beyaz önlüklü Galip Usta, bir çırpıda listeyi sayar. Nohut ve kuru fasulyesi gerçekten güzel idi ama çiftlik kebabı benim favorim idi, hem de pilav üstü olanından. Yanına da cacık veya salata getirdi mi deme keyfine gitsin. Üstüne de buz gibi su, afiyet olsun.

   Garsonu İbrahim, tabakları alırken bir taraftan da çayı seslendi. Çay içerken gözümüz sıra dükkânları gezmeye başladı. Kasap Alişen ’in yanındaki sıradan başlıyoruz. Birkaç dükkân var ama bazısı kapalı ama içeride mal var. Köşede Gamber (Kamber) Emminin tuvaletini unutur muyuz? Çarşıdaki hemen herkesin müracaat odasıdır(!) Gamber Emminin tuvaleti hem içeriye hem dışarıya çıkan iki kapılıdır. İçeride yüksekçe büyük fıçılar ve elindeki dibi delik tenekelerle kullanılan tuvalete su döken ama dudağındaki sigarasını da yana alarak kısık gözleriyle gireni çıkan süzen hâlini hatırlıyoruz. 

   Gamber’in sırasından devam ediyoruz. Galib’in yanında Mehmet Tüylüoğlu’nun manav dükkânı vardı. Onun yanında Meliha Yengenin kocası Mehmet Amcanın dükkânı, onun da yanında Parlasan’lı (Parlahasan) Ziya’nın manav dükkânı var. Biraz ileride Nevşehirli Ali Emminin deposu var idi ki Şaban ile zaman zaman mal getiriyor bahanesiyle kaçamak yapıp sohbet ettiğimiz günler gözümün önünde canlandı. Bazı dükkânların beyaz çadırı çekik kalmıştı, güneşe karşı.

   Ortada sanki bir çeşmeyi hatırlar gibiyim. Kenarlarında az biraz yüksekçe sed duvarı çekilmiş olan havuzlu çeşmeye, ellerinde destilerle su doldurmaya gelen yeni yetme çocuklar sıra bekliyorlardı.

   Hâtıra, hatırlanarak ve bilgiler tazelenmeyince unutulmaya mahkûm olur. Bizim ki de ona benzedi. Zaman zaman rüyalarımda dolaştığım bu hali, tamamen sizlere nakledemedim bile, kusura bakmayın.

   Babamın eski ortaklarından Fehmi Emre Amcanın oğlu Mikail ile Galib’in lokantasında yemeklerimizi yerdik. Diyelim ki kuru ve pilav söyledik. Hepsini birden yemezdik, önce kuruyu sonra pilavı. Mikail, “Böyle yaparsak zengin oluruz” derdi, çocukluk bu ya! Bu ara Mikail’e selam ve sağlık dileklerimi iletmiş olayım.

   Neydi o günler, diye hayıflandığınızı işitir gibiyim. Haklısınız! İyi ki o günleri yaşamışız. Doğrusu şimdiki çocuklara acıyorum. Diyorum ki onların da bizim gibi eskimeyen ve her hatırlandıkça muhabbeti tazelenen Sebze Hal’leri var mı acaba?

 

   Ne dersiniz?

 

     Mehmet Çetin

13.08.2018 Yeni Foça İzmir

 



Yönetici tarafından yazılan bu haber, 685 defa okunmuştur.


YORUM YAZ


necati Demirel
Sol Tarafta Kötü Buldugun Kasap Dükkani Vardi.Tam Halin Ortasinda Havuzlu,Bir Cok Musluklu Cesme Vardi.
Not.Köü Bulduk Komsumuzdu Evlerimiz Yan Yana Idi,BIzim Yaslarda Onunda Adi Mehmet,Olan 5 Cogundan Biri Idi.Ben 10-12 Yaslari ArasiHalin Girisi Sag Tarafta Cok Dondurma ve Gazoz Sattim,Hatta Dayim Vahdi Fidanin-da Halde Bir Dükkani Vardi.Saygilarla Necati Demirel
Mehmet Çetin
Değerli okuyucularım
Eskinin Sebze Hali başlıklı yazımızdaki bilgi eksikliği ve yanlışlıklar düzeltilmiş olarak yeniden yayınlandı. Buna rağmen yine de eksik ve yanlışlık var ise geri bildirimde bulunmanızı istirham ediyorum.
Başkaca yazılmasını istediğiniz konular var ise bilgi ve belge gönderiniz. Onları da dile getirerek tarihin arşivine kaydedelim.
Teşekkürler.
Ben sultan inevi kasap Bulduğun kızıyım babam kudretin dükkanında çalışanı degil ilk soldaki dükkan alişen amcayla dükkanı karşılıklıydı emekli olduktan sonra kudretin yanında çalıştı ilk haldeki dükkan bizimdi
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Tefekkür Haberleri

Tümü

ilancomtr

Emekçioğlu

Ş.K.YEM

Tekin İnşaat

Yıldırım İnşaat

Hazır beton

Muammer'in Yeri




İzinsiz kopyalanamaz.

Adres : Çengel Gazetecilik - Matbacılık Ofset Tesisleri - Ekici Mah Ali Babacan Cad. Koçaş Pasajı No:16-20
Tel :0.312 687 1544
Faks : 0.312 687 1544
Bu site 0.063 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]
fidan Şehirler arası nakliyat istanbul otomatik garaj kapısı evden eve nakliyat replika saat