20 Haziran 2018, 13:55 - Anasayfa // Kadın Gözüyle Haberi yazdır

Bizim Derdimiz Eğitim

Bizim Derdimiz Eğitim

İstanbul'a hiç gitmedim! Orada yapılacak parklar bahçelerde beni hiç...


Önümüzde önemli bir seçim var! Türkiye bir yol ayrımına girebilir. Adaylar sahalarda! Antenlerimizi açtık onları dinliyoruz! İktidar yaptıklarını, muhalefet  yapacaklarını anlatıyor. Bir taraftan birbirlerine laf yetiştirirken diğer taraftan ekonomide,  iç ve dış politikada nasıl bir yol izleyeceklerinden bahsediyorlar! Bol keseden verilen vaatler;  kapanın elinde kalıyor! Tabiri caizse kafa beyin kalmadı!


İstanbul’u anlatıp duruyorlar. İstanbul’a hiç gitmedim. Orada yapılacak parklar  bahçelerde beni  hiç ilgilendirmiyor.  Derdimiz İstanbul’ un köprüleri de değil! Bizim derdimiz eğitim! Çocuklarımızı nasıl bir geleceğin beklediği! Mevcut yönetimin bu konudaki başarısıysa ortada!

Geçtiğimiz pazar canım babamın mezarına gidip babalar gününü kutladık! Arşivlerini karıştırırken, babacığımın şu andaki eğitim sistemiyle ilgili 2012 yılında yazdığı bu yazısı geçti elime. Tüm eğitimcilerin gördüğü gibi babamda bu sistemin kusurlarını  o yıllarda görmüş ve kaleme almış!         
 “İktidarın 4+4+4 ile getirilen; alt yapısız,  pedagojik bilgiyi temel almayan, teklif edenlerin eğitimle yakından uzaktan ilgisi olmadığı eğitim sistemini eleştirenlere karşı sav, “İmam Hatip Liselerini” açma övgüsü oluyor. Bunu savunurken  “İmam Hatip Liselerinin kapatılması” öne sürülerek 8 yıllık sürekli zorunlu eğitim yasası eleştiriliyor. Uzun süre alt yapı çalışmaları yapılarak, “Talim Terbiye Kurulu” kararı ile çıkartılan 8 Yıllık Temel Eğitim Yasası ile İmam Hatip liselerinin kapatıldığını iddia edenler, gözümüzün içine baka baka yalan söylemeyi sürdürüyorlar.

8 Yıllık Temel Eğitim Yasası ile İmam Hatip Liseleri kapatılmamış, kuruluş amacına uygun hale getirilmişti. Orta kısmı kaldırılan bu okulların, lise kısmına altı yılda gördükleri Kuran ve Arapça dili ders saati üç katına çıkartılmıştır. Yani, bu okullardan mezun olanların din ile ilgili olan derslerin saatlerini artırarak mesleklerinde daha da başarılı olmaları amaçlanmıştı.

Bu yasayı çıkartanların, buluğ çağını geçirmeyen çocuklara din bilgisi yüklemenin sakıncalarını gördükleri için bu yolu seçmeleri yadırganmamalı. Yüce Allah buluğ çağını geçirmeyen çocuklara dini zorunlu kılmamış, kendilerine öldükleri zaman cennetlik olacaklarını müjdelemiştir. Çocukları din bilgisi öğrenmeye zorlayanlar, Allah (C.C.) ve Hz. Muhammed (S.A.V.) in böyle bir tebliğde bulunmadıklarını söyleyebilirler mi? Konuyu Allah buyruğundan daha iyi bildiklerini iddia edebilirler mi?

İmam Hatip Liselerinin üniversitelere kasıtlı olarak alınmama iddiaları da gerçeği saptırmadan başka bir şey değildir. Doğal olanı öğrencinin branşını ilgilendiren bir yüksek okula gitmesidir. Üniversite sınavlarına alınmama kararı tüm meslek liseleri öğrencileri için geçerliydi. Üniversitelere gitmek isteyenlerin yolu kapalı değildi. Lise fark derslerini verenler pekâlâ üniversitelere gidebiliyorlardı. Buna örnek verecek olursam:

Ben öğretmen okulu mezunuyum, diplomamla üniversite sınavlarına girme hakkım yoktu. Burada amaçlanan, herkesin kendi mesleğinde branşlaşıp yükselmesi idi. Görüneni ile; 4+4+4 de olarak bilinen yasa ile hedeflenen; çocukların daha iyi eğitim almaları değil, eğitimi paralı hale getirmenin alt yapısının hazırlanması, sormayan, sorgulamayan bir nesil yetiştirmenin ilk adımı olarak algılanmalıdır.

Dershanelerden paralı okul hizmeti alınmasının gündeme getirilmesi, Yasada, eğitim öğretim ile alakası olmayan 20 milyar liralık bir meblağın ihale kapsamı dışına çıkaran hükmün bulunması karanlık geleceğin ayak sesleridir.

İleri medeniyetlere ulaşmanın yolu yoz nesil yerine; çağdaş, üreten, yaratıcı, sorgulayıcı nesiller yetiştirecek laik ve demokratik eğitim sistemidir.  Kaldırılmak istenen eğitim birliğinin bizi bütünleştirdiğini görmemek için, kör olmak gerek!”  (Mehmet YÜCEL / 01 Kasım 2012)

Ulu Önderimiz Atatürk “En önemli, en esaslı nokta eğitim meselesidir çünkü eğitim bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüce bir toplum halinde yaşatır, ya da bir milleti esarete ve sefalete terk eder.” demiş. Hem de bunu 100 yıl önce söylemiş!

  21 Haziran 2018



Yönetici tarafından yazılan bu haber, 397 defa okunmuştur.


YORUM YAZ


koc kema
Mehmet ögretmeni Rahmetle aniyorum. Cesaretli,Cehaletin üzerine yürüyen birisiydi.
Mekanin cennettir insallah.

Sıla
Mehmet hocamızı rahmetle anıyorum.Geleceği öyle güzel görmüş,geçmişi öyle güzel özetlemiş ki denecek birşey bırakmamış.Zaten iyi ve düzgün eğitim görmüş bir insan geleceğe en güzel yatırımdır.Onlara birşey söylemeye gerek yoktur zaten.Dininide,ahlakınıda,insanlığı da görmüş öğrenmiştir.Yani mutfağı sağlamdır.Yemeği iyi pismistir.Korkmayın karın agritmaz yani.Vatanını da,dinini de,insanlığı da mutfağında görmüştür.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Kadın Gözüyle Haberleri

Tümü

ilancomtr

Emekçioğlu

Ş.K.YEM

Tekin İnşaat

Yıldırım İnşaat

Hazır beton

Muammer'in Yeri




İzinsiz kopyalanamaz.

Adres : Çengel Gazetecilik - Matbacılık Ofset Tesisleri - Ekici Mah Ali Babacan Cad. Koçaş Pasajı No:16-20
Tel :0.312 687 1544
Faks : 0.312 687 1544
Bu site 0.031 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]
fidan istanbul ankara nakliyat otomatik garaj kapısı evden eve nakliyat replika saat