22 Kasım 2017, 10:44 - Anasayfa // Konuk Kalem Haberi yazdır

Geçmişten bir anı

Geçmişten bir anı

Geçmişten bir anı...


Yaşanmış gerçek bir dayanışmadır. İlkbaharın ılık bir günü 1951 yılı.

Mahallede bir kamyon taş getirileceği duyuruldu ve amcalarımla bazı arkadaşları ve ilçe halkından on kişi kadar, gelen kamyona binerek gittik. Gittik, çünkü benim de gitmek istediğimi anama duyurmuştum ki onlar beni de aldılar.  

TAŞ Kızılkale Boğazından toplandı, ben de yamaçlardan bol çiğdem kazdım, deyneğime bağladım, güzelce.

Gün aşmak üzereydi dönüşümüzde, yağmurlar gece de epey yağmış ki  bu ılık günde  TAŞ yüklü araba, toprak yolda çöküntü iz yapıyordu. Yol dağın kenarıyla gidilen yol, tabi birkaç yüz metre gitmeden teker çamura girdi, ileri geri derken bir yarım saati bulmuş olmalı ki:  Arabanın benzini bitti! dedi, şöfor.

Kaldık burada. derken, şöfor: Yaylada benzin var iki kişi salalım da getirsin,dedi. Derken konuşmalardan sonra amcam C. ile arkadaşı H.: Biz getiririz, dediler. Ellerinde bir benzin bidonu ile Akçalının Yoluna girdiler. Sonra da direk Hındılı Yaylasını hızalayarak gittiler. Bizler bekledik.

Peçenek suyu göle doğru aktığı yerde yayılmış ve bol miktarda çamur getirmiş, iki arkadaş bu çamurlu ve geniş suyu geçemeyeceklerini görmüşler. Su bol miktarda hâlâ akıyormuş. Bakmışlar bakmışlar bu suyu geçemeyeceklerini birbirlerine anlatmışlar, vazgeçmek istemişler. Amcam C, H.’a: Oğlum söz verdik adamlara, demiş. O da: C. nasıl gidecik len demiş. Suyu biraz akşamın alacasında da araştırmışlar, sonra amcam C.: Gel  H. suyun şurası iyi, sen beni arkamdan tut elindekini bırakma, deyip suya girmişler. Gide gide suya girmişler ve alt tarafta da çamura giriyorlarmış. H. iki de bir dönelim derken amcam C. Oğlum, söz verdik, dönmek olmaz! dermiş, bu uğraşta su taa göbeklerine kadar çıkmış, lakin amcamda dönüş yokmuş. Bir taraftan da ha bire: Az galdı, az galdı, söz verdik, adamları güvendirdik dermiş. Bu uğraşlarından bir yarım saat sonra karşıya çıkmışlar.

Gün aşmış ve hava da kararmaya başlamıştı, bizler yolu gözlüyor, bir karaltı arıyorduk, göremiyorduk. Adamlar epeyce endişelenmişlerdi.

Amcam ve arkadaşı H. yayladan bu halde, üstleri, ayak ve paçaları sulu ve çamurlu olarak  benzin almışlar ve dönüşe geçmişler. Aynı yerden ve yine aynı koşullarda suyu ve çamuru geçerek, ellerinde benzin bidonu olarak yayan yapıldak yürümüşler.

Bu arada akşam iyice oldu, hava epey karardı, iki taraftan:Çocukları göremiyoruz! diyorlardı. Az sonra da  ay da doğmak üzereydi. Daha sonra birisi: Geliyler! Geliyler! dedi. Hep bakıştık. Amcam ile arkadaşı  bidon ve dış donları ellerinde, paçaları sıvalı ayaklar yalın,tepeden tırnağa çamur banyosundan çıkan adam gibiydiler.

Amcamla arkadaşı gittiğinde, adamlar tekerin önündeki ve arkasındaki çamurları acıp kuru yere biraz taşlar ve  otlar koymuşlardı.

Arabaya benzin konuldu ve bizler o toprak yoldan bu defa ağırdan ağırdan çıktık, ana yola girdik. Yatsıya doğru evimize  geldik.

Bu İKİ ARKADAŞ:
Kale mahallesinden Mehmetalilerin Yetimin Hüseyin (Çanakkale gazisi Hüseyin)in oğlu CEMALÖZTÜRK.

Sarıkaya mahallesinden Mor Ahmet oğlu HAYRULLAH GÜMÜŞDAĞ.

Allah onlara rahmet etsin, kalanlarına güzel huy ve âhlakla sabır versin, mekanları cennet olsun.


   23 Kasım 2017



Yönetici tarafından yazılan bu haber, 345 defa okunmuştur.


YORUM YAZ


BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Konuk Kalem Haberleri

Tümü

ilancomtr

Emekçioğlu

Ş.K.YEM

Yıldırım İnşaat

Hazır beton

Tekin İnşaat

Muammer'in Yeri




İzinsiz kopyalanamaz.

Adres : Çengel Gazetecilik - Matbacılık Ofset Tesisleri - Ekici Mah Ali Babacan Cad. Koçaş Pasajı No:16-20
Tel :0.312 687 1544
Faks : 0.312 687 1544
Bu site 0.047 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]
fidan haber mat