18 Ekim 2017, 14:15 - Anasayfa // Konuk Kalem Haberi yazdır

S EN A RYO

S EN A RYO

İlçemin kaymakam sokaktan aşağı iniyor ve E-90 anayolda, kebap salonlarından birine...


İlçemin kaymakam sokaktan aşağı iniyor ve E-90 anayolda, kebap salonlarından birine giriyorsunuz. Duvar dibinde iki genç İÇKİ içiyor, hem de hararetli siyaset konuşuyorlar, asfalta bakan pencere kenarındaki masada da oturan 60-70 yaşlarında iki geçkin de meyve suyu içiyorlar, önlerindeki pasta ile.

-Sen beni dinle diyen gencin sarışını ve yarı sakallısı: Bizimkiler adayı taa  sorarak belirledi, dedi. Bu sözüne tombul, ablak yüzlü olan genç de bir yudum bira aldıktan sonra: Oğlum! dedi yüzüne eğilerek gözüne  bakarak. Geç o tavırları, geç dedi.

Geçkin delikanlılardan biri ise: Bah hısım, sen buranın böyle tenha olduğuna bahma, yıl 1955-1970 de, biri şu gördüğün karşı Koçtaş’ın olduğu yerde, diğeri de  Andaç’ların Memed’in yerinde, iki tane lokanta vardı. Biri Şıkırdakların Memedin ora, biri de bizim eski komşu Seyidin ora. Bu lokantalara günde en az, öğünde 5- 10 otobüs dururdu diyordu ki sözlerini duyan gençlerin ikisi birden başlarını çevirdiler, sarşın olanı sözü kesip: Amca, dedi biraz yüksek sesle. Geçmişleri anlatma, Goçsarın o zaman doğru dürüst bir asfalt yolu bile yokmuş, sokakları hep toz, duman, çamurluymuş.

Öteki de hafif bir sesle: Onlar yaşlı oğlum, geçmişleriyle yaşarlar, günü, gelişmeyi bilmezler, bah her taraf apartman, cadde,park dolu..

Geçkinlerden anlatan, sözleri duymazmış gibi, hürmetsizliğe verip: Şimdi iki üç  masaya servisi geçiktirenler nerede, o zamanlar elli-yüz yolcuya hizmet edenler, yemek yetiştirenler nerede? İlçemde misafir ağırlayacak bir iç açıcı lokanta bulamazsın.

Gençler yine hararetliydiler, sarışını: Babam bu defa benim başkanım alacak, diyor. Ötekiler boşa kürek sallıyorlar, bah görecin neler yapılacak, adayımız belli olacak.

Tombul yüzlü olanı da: Sen çok hayalcisin, diyerek devamla: Yoksa geceleri hep cebinle internetle mi oynuyorsun? Oradaki kahramanlar gibisin! Sarışın da duramadı,

Gözlerini kıstı, kızgınlığı belliydi: Senin gafan mankafa, sen bunlara akıl erdiremezsin!

Bir yudum daha alan tombul yüzlü: Baban ne yapmış  gençken bilir misin? Dedi.Hep o  siyasetçileri pohpohlayacağım diye arkalarından koştu, halen de koşuyor. Üç  beş lafla, adamlar kendilerine taraftar topluyorlar oğlum,  hâlâ bilmiyorsun,  anlamıyorsun.

Bu hararetli siyasete geçkinlerden yerlisi: Çocuklar! diye seslendi. Siyasetinizi, içkinizin daha güzel damak tadına varacağınız yerde, gidin de, Molla İshakın Harman yeri Döleğinde,  yahut da Hacı Hasanın Tay…   yerde için! konuşun! diyerek öğütledi.

Gençler bu sese daha kızdılar, sarışını, rakısının da etkisiyle olsa gerek: İhtiyar, sen işine bah! dedi küçümserli sitemle. Güpe  gündüz içki içmenin zevkini alamayan,  özüne  dokunan  tombul yüzlü, hafifce kalkar gibi de yaparak: Gel len seninle dedikleri yerde hesaplaşalım! Neresiymiş görelim.  deyip sigarasını da alıp yürüdü.

Arkadan seslendi.: Sen hep kaçaksın oğlum! Baban gibi azcık laftan da kaçarsın. Kalktı arkasından, üçreti de ödeyip dışarı çıktı.

Bu yaşamdan tam bir ay sonra bu iki genci,  Şereflikoçhisar’ın Kale Tepesine hısımıyla gittiğinde rasladı, bu iki geçkin yaşlılar. Bu gençler bu defa bir termosta getirdikleri sıcak çay içiyorlardı aldıklar keklerle.

-Selam gençler!  dedi yerli. Hayrola? Burada da mı?.. demeye kalmadan, sakalı daha uzayan sarışın:

-Gelin beyefendiler, gelin! Yüce Yaradanım ne güzel yazmış kanununu! Bah o gün, o dediğin yere, Molla İshakın Döleğine gittik. Akşama bir eyre boyu vardı. Tuzgölü, tüm ova, E-90 boydan boya, karşı yamaçlar, dağlarımız hep gözlerimizin önündeydi. İçimizi bu manzara öyle bir doldurdu ki ne siyaset, ne içki, ne dünyevi heves… hiç biri kalmadı. Öyle değil mi len Ömer? Sizler çok, hele sen amca, gerçek Şereflikoçhisar’ı sevenlermişsiniz! O günden sonra içkiyi terk ettik, burada tabiatla baş başa Koçhisarı seyrediyor, her gün bu deftere (elinde bir bloknot vardı) hatıramı ve ilçemin ihtiyaçlarını yazıyorum. Tuz Gölümün akşam gurubu, İstanbulu aratmıyor.

Yaşlı yerli  de burada sözü kesti: -İşte oğlum, ben de sana onun için burayı söyledim. Tam ben kırk yıl  önce içkiye, Molla İshak’ın Döleğinde, tövbe ettim!  İnşallah devam edersiniz.  Burası da Koçhisar’ın Kale Tepesidir. (Eliyle karşıları gösterek) Ne güzel bir Peçenek Deresi, ne güzel görünümlü bağlarımız vardı, bir görseydiniz.

Sonra pet bardaklarla çay ikram ettiler, günü yaşlının ibretli ve tanıtıcı anılarıyla doldurdular.

Bu düşün senaryo, Şereflikoçhisarlılarıma  hem Tuz Gölü’müzün turizmlik ihtiyacının getireceklerini ve hem de ilçemin daha çok mesirelik yerlerinin olduğunun bilinmesi ve hizmete sunulması dileğiyle yazılmıştır.

Arz olunur.


   19 Ekim 2017



Yönetici tarafından yazılan bu haber, 650 defa okunmuştur.


YORUM YAZ


BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Konuk Kalem Haberleri

Tümü

ilancomtr

Emekçioğlu

Ş.K.YEM

Yıldırım İnşaat

Hazır beton

Tekin İnşaat

Muammer'in Yeri




İzinsiz kopyalanamaz.

Adres : Çengel Gazetecilik - Matbacılık Ofset Tesisleri - Ekici Mah Ali Babacan Cad. Koçaş Pasajı No:16-20
Tel :0.312 687 1544
Faks : 0.312 687 1544
Bu site 0.066 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]
fidan haber mat