27 Eylül 2017, 12:49 - Anasayfa // Kadın Gözüyle Haberi yazdır

Bizim Neşet!

Bizim Neşet!

Abdallık geleneğinin son temsilcisi, usta, üstat, halk ozanı, türkülerin babası...


Abdallık geleneğinin son temsilcisi, usta, üstat, halk ozanı, türkülerin babası… O’nun adının başına hangi sıfatı koysak az kalır! En güzelini Yaşar Kemal söylemiş! ‘Bozkırın Tezenesi’ demiş onun için! O bu topraklardan çıkmış içimizden biri. Neşet Ertaş ustayı ölüm yıldönümünde sevgi-saygı ile yâd ettik!

Kendisi beş yıl önce bedenen aramızdan ayrıldı ama ardında bıraktığı unutulmaz türküleri onun adını sonsuza dek yaşatacak!

“Babamla ben aynı ruhun insanlarıyız”  diyerek tek etkilendiği kişinin babası Muharrem Ertaş olduğunu söyleyen Neşet Ertaş;  küçük yaşlardan itibaren babasıyla birlikte yöresinin düğünlerinde saz çalıp türkü söylemiş! (eskiler derler ki İlçemizdeki düğünlere de çok gelmişler!)

İlk plağını 1957 yılının sonunda çıkarmış; plağı halk tarafından sevilince plak, kaset ve halk konserlerine devam ederek sahne hayatına atılmış. Sonrası hepimizin malumu efsane olmuş!

Hayat hikâyesini az çok bildiğimiz Neşet Ertaş hakkında çoğumuzun duymadığı şeyler de var!

Örneğin “Unesco Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi” diye bir şey varmış. Bu kapsamda ustada yaşayan  hazine kabul edilmiş! “Yaşayan İnsan Hazineleri Türkiye Ulusal Envanteri” listesine alınmış! (Ben ölümünden sonra öğrendim)

25 Nisan 2011 tarihinde ‘İTÜ Devlet Konservatuarı’ tarafından fahri doktora ödülüne layık görülmüş, bağlamadaki tavrı ve türküleri konservatuarlarda ders olarak okutuluyormuş. Hayatı ve eserleri Doç. Dr. Erol Parlak tarafından iki ciltlik bir kitap halinde yayımlanmış.

Ayrıca; Dünyada robot heykeli yapılmış ilk saz sanatçısıymış. Android heykeli dünyaca ünlü heykel sanatçısı Adil Çelik tarafından yapılmış “Kırşehir Neşet Ertaş Gönül Sultanları Kültür Evinde” bulunuyormuş.

Neşet Ertaş, kendisine bir dönem verilmek istenen Devlet sanatçılığı teklifini de reddetmiş “Hepimiz bu devletin sanatçısıyız, ayrıca bir devlet sanatçısı sıfatı bana ayrımcılık geliyor. Ben halkın sanatçısı olarak kalırsam benim için en büyük mutluluk bu. Şimdiye kadar devletten bir kuruş almadım, bir tek TBMM tarafından üstün hizmet ödülünü kabul ettim. Onu da bu kültüre hizmet eden ecdadımız adına aldım.” Demiş. (mütevazilikte onu kimse geçemez!)

Yaşar Kemal, ustanın ölümünden sonra şunları söylemiş; ‘Neşet Ertaş’a ‘bozkırın tezenesi’ demiştim. Sonuna kadar bu ismi hakkıyla taşıdı. Babası büyük bir ustaydı ve benim büyük bir dostumdu. Gençliğinde ona hep babasını geçemeyeceğini söylemiştim ama babasını geçti. Ölümüne çok üzülüyorum. Bozkırdan böyle büyük bir sanatçı daha yetişir mi bilemiyorum.”  

***

Büyüklerimiz Neşet derlerdi tuhafıma giderdi. Neşet beri-Neşet öte! Sanki abileri, kardeşleri, her hangi bir aile bireyinin ismini söylüyormuş gibi! Neşet. Hiç yabancılamadan çıkardı ağızlarından!

Sesi nerden duyulsa “açın sesini  bizim Neşet çıktı!’ derler, düğünlerde istekler hep Neşet Ertaş türküleri olurdu.

Ne yalan söyleyeyim ben çocukken hiç sevmezdim Neşet Ertaş’ı!

Elindeki elektrikli bağlamasını çalarken transa girip kendinden geçen bağıra bağıra şarkı söyleyen bir adam görürdüm karşımda. Üstelik kelimelerini ayırt edemez-söylediğinden de bir şey anlamazdım.

Onu anlamam için büyümem gerekiyormuş. Evlenip annemden-babamdan ayrılmam kendim bir aile kurmam, gurbete gitmem,  kızımı-oğlumu büyütmem, özlem çekmem, kederi-sevinci-acıyı-tatlıyı görmem lazımmış! Hele de aileden kayıpların olunca! Yani olgunlaşmam lazımmış!

Ne güzel söylemişler. Neşet Ertaş yazılır-Neşe / Dert / Aşk diye okunur demişler. Hakikaten öyle. İsteyen ‘Kesik Çayırla’ neşesini, ‘Bir ayrılık Bir yoksuzluk Bir ölümle derdini’, ‘Leylamla’ aşkını bulmuş  onun türkülerinde…

Çocukken sevmediğim türkülerini bugün sabahlara kadar dinleyebilirim ninni olur bana. Şimdi onu izlerken şarkıları-sazı-sözü-mimikleri her şeyi çok anlamlı geliyor Neşet’in!

Ruhu şad mekanı cennet olsun...      



Yönetici tarafından yazılan bu haber, 1671 defa okunmuştur.


YORUM YAZ


Sıla
Yüreğine,kalemine sağlık.İçimizi okumuş gibi dökmüşsünüz kaleme.Tabiri caizse tüylerimiz diken diken oldu okudukca,yüreği güzel insan.Senin gibiler yaşadıkça ve yazdıkça,birçok şey ölmez,sagolasin.
The Citizen
Kaleminize sağlık..
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Kadın Gözüyle Haberleri

Tümü

ilancomtr

Emekçioğlu

Ş.K.YEM

Tekin İnşaat

Yıldırım İnşaat

Hazır beton

Muammer'in Yeri




İzinsiz kopyalanamaz.

Adres : Çengel Gazetecilik - Matbacılık Ofset Tesisleri - Ekici Mah Ali Babacan Cad. Koçaş Pasajı No:16-20
Tel :0.312 687 1544
Faks : 0.312 687 1544
Bu site 0.094 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]
fidan Şehirler arası nakliyat istanbul otomatik garaj kapısı evden eve nakliyat replika saat